Bölüm...
Action, Drama, Harem, Novel, Türkçe Novel

Bölüm 129

Yurin Utta(1.)
Yazar: salepsever Grup: : Bağımsız Okuma süresi: 3 dk Kelime: 696


Dört gün sonra gökyüzünde kara karga Kraai devasa kanatlarını açıp rüzgarı hızla kesti. Padme devasa Kara Karga’nın üstünde Kai’nin kucağına yatmış onu tutmasına izin vermişti. 


“Koca... Uçarken yapsak mı?“ diye bir an sonra sordu. Kai sakin bir ifadeyle Padme’ye baktı. Hiç şaşırmadığı sakinliğinden anlaşıla bilirdi. Bu soruyu sormasa Padme Padme olmazdı. 


Kai eğildi ve Padme’nin güzel pembe dudaklarına bir öpücük kondurdu. “Olmaz, Kraai var.“ 


Padme somurttu ama itiraz etmedi. Bir kaç saniye düşündükten sonra “O zaman Runik Kralı olup bir an önce uçmalıyız. Böylece sorun olmaz.“ dedi. Kai keyifli bir kahkaha atıp zevkle Padme’nin önerisini kabul etti.


Padme’yi sıkıca tuttu ve Padme ile birlikte bir nehir gibi akıp geçen manzaraya baktı. 


Fakat bir an sonra ani bir tehlike hissi yükseldi. Aceleyle Padme’yi uzaklaştırdı ve etrafına bakındı. “Kraai...“ dedi.


“Efendim bir Runik Grandükü tarafından hedefleniyoruz.“ Kraai hemen karşılık verdi. Padme tedirgin bir şekilde Kai’e baktı.


“Gidelim.“ dedi hemen. 


Kai acı acı gülümsedi. “Bizi tutabileceğinden emin olmasa kendisini açığa çıkartmazdı.“ diye karşılık verdi. 


Kai Padme den uzaklaştı ve “Kraai, Padme’yi koru.“ dedi.


“HAYIR! BENDE GELECEĞİM!“ Padme anında itiraz etti. Yakıcı öfkesi açığa çıktığı gibi gözleri ciddiyetle doldu. Kai sakince Padme’ye baktı ve “Henüz bir Grandükle savaşmaya hazır değilsin, niyetini biliyorum ama güvenliğini riske atamam. Yardım sinyalini gönder ve bekle.“ dedi Kai.


Padme isteksizdi, güzel mor-mavi gözleri anında kızardı. Güzel kırmızı dudaklarını ısırdı ve “Ben sana yük oluyorum.“ dedi suçlu bir tonda. Kai üzgün gözlerle Padme’ye baktı. Onu teselli etmek istese de şimdi zamanı yoktu bu sebeple Kraai’nin yanına yürüdü ve derin bir nefes aldı.


“Seni Seviyorum, burada beni bekle.“ dedikten sonra bin metre yüksekten aşağı atladı. Padme’nin kızarmış gözlerinden yaşlar süzüldü ve isteksizce Kai’nin gidişine baktı.


Kalbinde ki acı tarifsizdi ayrıca çok suçlu hissetti.


Fakat Padme, Padmedir demir bir iradeye sahiptir öfkesini ve suçluluğunu hızla motivasyona dönüştürdü ve yere oturdu.


“Kocamı bekliyorum.“ dedi bilmiş ve ciddi bir tonda fakat yüzü çok sevimli görünüyordu.


Kai yüksekten düşerken ifadesi son derece sakindi. Bir an sonra sırtında, omurgasından altın renkli bir çift kanat fırladı. İki kanat Kraai’nin kara kanatlarının altın renklisiydi.


Kai’nin serbest düşüşü aniden sona erdi. Havada öylece asılı kaldı ve yaklaşık elli metreden çevreye baktı.


Boş düz bir ovaydı, uzakta bir kaç sıra dağ ve önünde ki orman görüle bilirdi. Burası İç Bölgenin çıkışı, Bağımsız Bölgeye geçişten önce ki ıssız bir noktaydı. Genel olarak verimli topraklardı fakat Bağımsız Bölge ile İç Bölge arasında geçiş olduğu için kimse ne zaman tehlikeli hale geleceğini bilemezdi.


Pusu için ideal bir nokta olduğu söylene bilir, bu güzel manzaranın altında sayısız ceset vardı. Söylentilere göre toprağın bu kadar verimli olmasının, bitkilerin bu kadar canlı olmasının sebebi tarih boyunca burada çok fazla kişinin ölmesi ve toprağı beslemesiydi.


Kai elbette şuan bunları düşünmedi. Etrafı dikkatlice inceledikten sonra tanıdık bir sima fark etti.


Gözleri anında kısıldı. “Yurin Utta.“ diye dişlerini gıcırdattı. Bu travestiyi elbette tanıyordu, Kai herhangi bir cinsel tercihe karşı ön yargılı değildi kaldı ki Yurin Utta cinsiyet değiştirmemiş çift cinsiyetli doğmuştu fakat aklı karanlık ve iğrençti.




Bu bölümde emeği geçen; çevirmen ve düzenleyici arkadaşların
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.


Ayar kaydedildi