Gözlemlenebilir Varoluş’un her köşesinde ağırlık taşıyan bir kelimeydi; Çoğu Varoluş bilinçli olarak ne olduğunu asla fark etmese bile.
Özünde Emperyalizm basitti. Güc’ün Varoluş’un Orijinal Sınırlar’ının Ötesi’ne Genişletilmesi’ydi. Etkinin, Orijinal olarak size ait olmayanı kapsamak için uzanmasıydı. Yabancı’nın tanıdık olana, Bağımsız’ın Bağımlı’ya, Özgür’ün Talep Edilen’e dönüşümüydü.
Pek çoğu Emperyalizm’e Ahlağ’ın dar Merceğ’inden bakıyordu; Sanki sadece iyi veya kötü, haklı veya haksızmış gibi. Ama Varoluş’un kendisi bu kadar temiz ayrımlarla işlenmiyordu. Gerçek çok daha rahatsız ediciydi.
Neredeyse her Güç Odağ’ı Emperyalizm’i kullandı.
Eğer Güc’ünüz varsa, bir Sömürgeci’ydiniz.
Bu İngiltere olsun, Moğollar olsun Osmanlılar olsun fark etmez. Her Devlet hayatında 1 defa da mahsus olsa Sömürgeciliğ’ini yapmıştı.
Noah’ın yaşadığı ilk kıyamet bir şekilde Emperyalizm yüzündendi. Canavar Dünya’sı veya daha doğrusu İblis Dünya’sı, ellerini onların dikkatini hiç istememiş Minik Mavi bir Gezegen’i kapsamak için uzatmıştı. Bu Gezegen’e bakmışlar ve Talep Edilecek, Fethedilecek, daha Büyük Etki Alanlar’ına Emilecek bir şey görmüşlerdi. Kaybedilen hayatlar, bozulan Medeniyetler, insanlığın değişen tüm yörüngesi; Hepsi o temel genişleme dürtüsünden kaynaklanıyordu.
Ve bu sadece o belirli istilacılara özgü değildi.
Öne çıkan her Medeniyet bunu Genişleme Yol’uyla yapmıştı. BU Sınıflandırması’na ulaşan her Yol, Varoluş’un daha fazlasını kendi çerçevesi içinde kapsayarak, büyümüştü. Mutlak Derinliğ’e ulaşan her Varoluş, gerçeğini o kadar yaygın, o kadar her şeyi kapsayan hale getirerek yapmıştı ki, Varoluş’un kendisi onlara uyum sağlamak için Bükülmüştü.
BU Yaratık bizzat Varoluş’u Somutlaştırıyordu. Bu nihai Emperyalizm eylemi değil miydi? Var Olma Kavram’ının tamamını kendi Alan’ınız olarak talep etmek?
BU Yaşayan Paradoks, BU İlkel Paradoks’u Tüketmiş’ti. Bu En Temel Seviye’de Fetih değil miydi?
BU İlkel Kaos dokunduğu her yere Entropi ve Düzensizlik yayıyordu. Bu etkinin başka bir isimle Genişleme’si değil miydi?
Emperyalizm, Varoluş’un enginliğini, çoğu Varoluş’un zaten içine sarılmış oldukları için asla fark etmedikleri bir battaniye gibi örtüyordu. Genişlemek için bir Yol varsa, Etkiniz’i Büyütmek ve Varoluş’un daha fazlasını kendinizin olarak talep etmek için bir yöntem varsa, o zaman belki de Emperyalizm en görkemli Yol olurdu.
Çünkü sonunda Varoluş Uzananlar’ı ödüllendirirdi.
Ve Uzanmayanlar’ı tüketirdi.
Varoluş’u boyunca, Noah’ın da Son Aylar ve 1 1.5 Yıl boyunca Emperyalizm’i kullandığı düşünülebilirdi.
Pek çok Toprak Fethetmiş ve etkisini Varoluş Boyunca genişletmişti. Bölgeler talep etmiş, Otoriteler’i Emmiş ve Medeniyet’inin erişimini daha önce adını hiç duymamış Alanlar’a uzatmıştı. Her zafer, her kazanım, kurulan her yeni bağlantı, dokuduğu Büyük Genişleme’de bir başka İplik’ti.
Ve son Emperyalizm Eylem’i, BU Infiniverse’nin kısmi bir Somutlaştırma gerçekleştirip, Muspelheim’ı talep etmeye başlamasıydı.
Şimdi, Noah bunun sonunu getirmek zorundaydı.
İşleri hazırlamak zorundaydı şimdi bir Aksiyom Parça’sı elde etmiş ve BU Biçimsiz Derinliğ’i elinde tutuyor olsa da, plansızca içeri dalmazdı. Ana soru kalıyordu ve ağırdı.
Temel Derinlik Varoluşlar’ını ve hatta Mutlak Derinliğ’e yarım adım kalmış Varoluşlar’ı nasıl halledebilirdi?
Araçlar’ı vardı, evet. BU Kargaşa Aksiyom’u Parçası Derinlikler’ini geçici olarak düşürebilirdi. Biçimsiz Derinliğ’i, Geleneksel Güç kıyaslamalarının dışında var olduğu anlamına geliyordu. İlk Dil Ustalığ’ı ona çoğu Varoluş’un Kavrayamayacağ’ı araçlar veriyordu.
Ama onların Ölçülebilir Enginliğ’i ve Ağırlığ’ı hâlâ onunkinden büyüktü.
Cevap elbette Biçimsiz Derinliğ’indeydi.
“İşler hazır mı?“
RUİN/EDEN hafifçe sordu ve cevabı kısa süre sonra geldi.
>>Sürekli Hasat: Entegrasyon %97’de. Filolojik Yapı Yeni Dilsel Unsurlar’ı dahil etmek için uyarlanıyor.>>
>>Farklılaşmamış Mana: Entegrasyon %94’te. Çekirdek çerçeve Temel Seviye’de Ueniden Yapılandırılıyor.>>
>>Hileler Mimar’ı: Entegrasyon %91’de. Mevcut ve yeni Fonemler arasında yeni Yollar oluşuyor.>>
>>Sonuç: Tüm Entegre İlkeler başka bir şeye dönüşmeye başlıyor. Sınıflandırma beklemede.>>
>>İlk Dil Yeterlilik Güncelleme’si.>>
>>Yeni dövülmüş Fonemler’le Kusursuz Konuşmacı olarak devam eden ilerleme ek Yetenekler’in Kilid’ini açtı.>>
>>Yeni Yetenek: Karmaşık, Yozlaşmış veya Kadim Alanlar’dan Bilgi Çıkarma.>>
>>İlk Dil, Dogma’ta Stoa’sı ve Ginnungagap’ın BU Yozlaşmış Mahzeni’ni incelemek için kullanıldı.>>
>>Amaç: Farklılaşmadan önce olan Daha Yüksek Aşamalar’daki Varoluşlar tarafından kullanılan Güç Dokumalar’ını ortaya çıkarmak.>>
>>Keşif: Kadim Güç ifadeleri Modern Metodoloji’den önce gelir.>>
>>Kadim İfade Tanımlandı: Aletheia.>>
>>Sınıflandırma: BU Yüzey Derinliğ’i Eşdeğer’i (Farklılaşma Öncesi Çağ).>>
>>Modern Eşdeğer: İddia (Assertion).>>
>>Anlam’ı: “Gizlenmemişlik“ veya “Gerçek ortaya çıktı“.>>
>>Çekirdek İlke: Aletheia, her zaman var olan ancak Algı’dan gizlenmiş bir Gerçeğ’i ortaya çıkarma eylemidir. Varoluş’un kabulünü talep eden Modern İddia’nın aksine, Aletheia Gerçeğ’in Yaratılmadığ’ı, ortaya çıkarıldığı Anlayış’ıyla işler.>>
>>Temel Ayrım: Konuşmacı bir şeyin doğru olduğunu Beyan Etmez. Her zaman doğru olan ancak gizlenmiş olanı açığa çıkarır.>>
>>Felsefi Temel: Gerçek Gözlem’den bağımsız olarak var olur. Yetenek’li Uygulayıcı sadece onu diğerlerinden gizleyen perdeyi kaldırır.>>
...!
Noah’ın gözleri keskinleşti.
Doğru.
Şu anda çoğu BU Varoluş’u, Yüzey Derinliğ’i, Orta, Temel ve Mutlak için sırasıyla İddia, Empoze, Beyan ve Somutlaştırma kullanıyordu. Bunlar Güc’ün Modern ifadeleriydi; Mevcut çağdaki Varoluşlar’ın Otoriteler’ini Varoluş’ üzerinde kullanmak için başvurdukları yöntemler.
Ama Farklılaşma Zamanlar’ından veya öncesinden karşılaşabileceği düşmanlar farklıydı.
Daha önce karşılaştığı, Empoze’nin Daha Güç’lü bir Formu olan Dogma kullanıyorlardı. Ve şimdi, RUİN/EDEN gerçekten güçlü olanların BU Temel ve Mutlak Aşamalar için kullandığı Yöntemler’in Eşdeğer’ini ortaya çıkarmıştı.
BU Yüzey Derinliğ’in Kadim İfade’si “Aletheia“ olarak kabul edildi.
Ama Orta’nın üzerindeki Kadim Güç İfadeler’i tamamen başka bir şeydi.
>>Kadim İfade Tanımlandı: Tez.>>
>>Sınıflandırma: BU Temel Derinlik Eşdeğer’i (Farklılaşma Öncesi Çağ).>>
>>Modern Eşdeğer: Beyan.>>
>>Anlam’ı: “Bir Yerleştirme“ veya “İleri Sürülen bir Önerme“ >>
>>Çekirdek İlke: Tez, daha önce Var Olmayan Yeni bir Gerçeğ’i Varoluş’a yerleştirme ve sanki hep varmış gibi İşlev görmesini sağlama Eylem’idir. Hâm Otorite’den ziyade Felsefi Önerme Yol’uyla işler.>>
>>Özellikler:>>
Varoluş’a önererek, Geçici Yeni İlkeler Yaratır.>>
>>Önerme kendi çerçevesi içinde Mantıksal olarak tutarlı olmalıdır.>>
>>Diğer Varoluşlar Diyalektik tartışma Yol’uyla bir Tez’e meydan okuyabilir.>>
>>Başarıyla meydan okunan bir Tez tamamen çöker.>>
>>Meydan okunmayan bir Tez Zaman’la giderek, daha gerçek hâle gelir, sonunda Kalıcı Gerçeğ’e Katılaşır.>>
>>Felsefi Temel: Tez, Gerçeğ’e Önerme ve Meydan Okuma Yol’uyla ulaşılan Diyalektik Geleneğ’inden beslenir. Bir Tez Güç Beyan’ı değil, tartışmaya davettir. Önerme, incelemeden sağ çıkarsa, Varoluş’taki yerini kazanır.>>
>>Örnek Uygulama: “Bu Alan’da Güc’ün Bilgelik’le belirlendiğini öneriyorum“, Fiziksel Güc’ün Entelektüel Anlayış’la Ölçeklendiğ’i Geçici bir İlke Yaratır. Hiçbir Varoluş bu Önerme’ye karşı başarılı bir şekilde Argüman sunamazsa, Yerel Gerçeğ’e Katılaşır.>>
...!
Oh!
>>Kadim İfade Tanımlandı: Apophasis.>>
>>Sınıflandırma: BU Mutlak Derinlik Eşdeğer’i (Farklılaşma Öncesi Çağ).>>
>>Modern Eşdeğer: Somutlaştırma.>>
>>Anlam’ı: “İnkar“ veya “Olumsuz Beyan“ı.>>
>>Çekirdek İlke: Apoohasis, Kadim İfadeler’in En Derin ve Paradoksal olanıdır. Olumsuzlama Yol’uyla işler, bir şeyin ne olmadığını Beyan ederek, ne olduğunu tanımlar. En yüksek Seviyesi’nde, Apophasis kullanan bir Varoluş ne Olmadığ’ıyla o kadar tam tanımlanır ki, Normal Sınırlama’yı Aşar.>>
>>Özellikler’i:>>
>>Pozitif Beyan yerine Sistematik Olumsuzlama Yol’uyla işler.>>
>>“Ben Ölümlü Değilim“, “Ben Ölümsüzüm“den Daha Güçlü’dür çünkü Kavram’ı karşıtlamak yerine Ortadan Kaldırır.>>
>>Zirvesi’nde, bir Varoluş onlara zarar verebilecek Kavramlar’ın ve diğer akla gelebilecek Her Şey’in Kendisi’ni Olumsuzlayabilir.>>
>>Sadece ve sadece Olumsuzlama’yı Olumsuzlayan, Paradoks yaratan bir Apophasis ile karşı konulabilir.>>
>>Felsefi Temel: Apophasis, pek çoğunun ne olduğuyla değil ne olmadığıyla anladığı Negatif Teoloji Geleneğ’inden gelir. Bu yaklaşım, Pozitif Tanımlar’ın Her Zaman Sınırladığ’ını, Olumsuzlama’nın ise Özgürleştirdiğ’ini kabul eder. “Güçlüyüm“ demek sizi bir Güç Terim’ine bağlar. “Zayıf Değilim“ demek, sizi Zayıflığ’ın Karşıt’ının herhangi bir Belirli tanımına bağlamadan Zayıflığ’ı ortadan kaldırır.>>
>>Örnek Uygulama: “Nedensellik’le Bağlı Değilim. Zaman’a Tabi Değilim. Uzay’la Sınırlı Değilim.“ Her Olumsuzlama, Varoluş Normal Parametreler’in tamamen dışında var olana kadar Temel bir Kısıtlama’yı kaldırır. Kendiler’ini Özgür İlan Etmemişlerdir; Sadece Zincirler’i kaldırmışlardır. >>
>>Savaş Uygulaması: En Yüksek Seviyesi’nde Apophasis neredeyse yenilmezdir Ontolojik Bakımından Mutlak Sonsuzluğ’a bile üstün gelebilir çünkü Saldırılacak veya Kısıtlanacak Hiçbir Şey’i yoktur. Tanımlanabilir Nitelikler’inin yeterince çoğunu Olumsuzlayan bir Varoluş, Geleneksel Yöntemler’le ve Geleneksel Olmayan Yöntemler’le Hedeflenemeyen bir Şey’e dönüşür. Karşı koymanın Tek Yol’u Olumsuzlamalar’ını Olumsuzlamaktır ama bu Yerel Varoluş’u istikrarsızlaştırabilecek paradokslar yaratır.>>
...!
Noah parlak gözlerle istemlere baktı.
Bunlar... Gülünç derecede ağırdı!
Not: Ben ben, ne diyeceğimi bilemiyorum. Çok mutluyum. Çok. Apophasis diğer ismiyle Apophatic Teoloji sadece ve sadece Zirve Kurgular’ın kullandığı terimlerden birisi. Ben o kadar seri okudum 1 ya da 2 kere karşıma çıktı. Birisi Nassuverse. En Güçlü 2.Anime Ayet’i hatta Zirve’ye bile oynayabilir. Sebebi Apophasis. En Güçlü Apophasis Her Şey’den kurtulmanızı sağlar. Paradoks’tan bile Muaf olmanızı sağlar. Olay’a Paradoks olarak da bakmayınız. Her Şey’i kapsıyor. Bu Apophasis En güçlü Felsefi Ontolojik Kavramlar’dan birisi. Adui, dehşet büyük oynuyor. Zirve Kurgular’ın kullandığı Terim’i getirdi. Diyor ki Adui: Bundan sonra böyle. En Güçlü Canon ve Non-Canon Novel olana kadar devam. Eğer İnfinite Mana’daki Karakterler’in yeterince Saçma olduğunu düşünüyorsanız bir de olaya şimdi bu yönden bakın. Apophasis’i aslında ben Adui’ye önerecektim. Aklımda idi. Ama kim bilebilirdi ki... Benden hızlı çıkacağını. 😂😂. Çok iyi oldu bu. Adui, okuyucularına Apophasis’i bile gösterdi. Artık ne desem ki? Ansiklopedi olmadık mı? İyice Ansiklopedi olmadık mı? Adui, Novel yazmıyor. Ansiklopedi’nin kendisini yazıyor. Sadece Her Türlü Terim’i eklemekle kalmıyor bizlere sık sık gerçek hayatlardan bilgiler de veriyor. İnfinite Mana Bir Novel’den daha fazlası.
Not: Ah Oğlum Ah! Fazlasıyla Büyuk oynuyoruz. Apophasis hakkında ne düşünüyorsunuz? Daha doğrusu ne anladınız?
Bu bölümde emeği geçen; çevirmen ve düzenleyici arkadaşların
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.