Yukarı Çık




4863   Önceki Bölüm  Sonraki Bölüm   4865 

           
Bölüm 4864: BU İlk Kayıtsızlık! IV


Hareket edemediği için BU İlk Kayıtsızlık boyunca sürüklenmek korkunçtu ama idare edilebilirdi.


Noah, bu duruma uyum sağlıyor, Proto-Madde fırtınaları onu nereye isterlerse oraya taşırken, Sonsuzluklar’ının Varoluş’una yayılmasına izin veriyordu. Adapte oluyor, Evriliyor, Çatlak’tan ilk girdiğinde olduğu şeyden daha fazlasına dönüşüyordu!


Fakat...


Canavarımsı bir şeyin ortaya çıkıp, onu tek lokmada yuttuğu bir fırtınanın içinde sürüklenmek...


Bu idare edilebilir bir şey değildi.


Karanlık onu anında sardı ama bu, Yokluğ’un Karanlığ’ı değildi. Bu, Varoluş’un Karanlığ’ıydı; Öylesine Temel’den Tanımsız bir şeyin Ağırlığ’ıydı ki, ışığın kendisi bile onun içinde var olamazdı. Bu midenin duvarlarının her yönden Varoluş’una baskı yaptığını hissetti ve işe koyulduklarını anladı.


>>Kritik Uyarı.>>


>>BU Bölünmemiş Olan, Bazuman tarafından Yutuldun.>>


>>BU Bölünmemiş Olanlar, tartışmasız BU İlk Kayıtsızlık’taki en tehlikeli Varoluşlar’dır.>>


>>Onlar, Varoluş Farklılaşmadan önce var olan ama onunla birlikte Farklılaşmayı Reddeden Varoluşlar’dır.>>


>>Orijinal Hâller’inde Kalırlar: Bölünmemiş, Tanımlanmamış ve Sınırsız.>>


>>Onlarla Savaşılamaz çünkü Savaşmak, Savaşan ile Savaşılan’ın ayrı şeyler olmasını gerektirir.>>


>>Onlarla Mantık Yürütülemez çünkü Mantık Yürütmek, Karşılaştırmak için Farklı Kavramlar gerektirir.>>


>>Onlardan Kaçınılamaz çünkü Kaçınmak, Varoluş ve Varolmama arasında bir ayrım gerektirir.>>


>>Bazuman Eonlar boyunca Bilinmeyen Sayı’da Mutlağ’ı tüketmiştir.>>


>>Hiçbiri Kaçamadı.>>


>>Hiçbiri Hayatta Kalamadı.>>


>>Mevcut Derinliğ’in Sindirim’e Direnmek için yetersiz.>>


>>Tam Farklılaşmama’ya Kadar Geçen Tahmin’i Süre: Azalıyor.>>


...!


Bela geldi mi üst üste gelirdi.


İçinden sürüklendiği fırtınalardan Varoluş’una akmaya devam eden Proto-Madde’ye ek olarak, Noah şimdi dört bir yanından aşağı doğru bastıran farklı bir kuvvet hissediyordu. BU Bölünmemiş Olan, Bazuman’ın sindirim baskısı inanılmaz derecede ağırdı; Katlar’da BU Yaratığ’ın Boş Yankısı’ndan hissettiği kuvveti bile Aşıyordu.


Bir anda Noah, kollarının ve bacaklarının çözülmeye başladığını gördü.


Bu Yaratığ’ın Midesi’nin içinde Ağırlığ’ı ve Derinliğ’i, proto-Madde’nin tek başına yaptığını fersah fersah Aşan bir şekilde Yok Ediliyor ve Farklılaşmamış hâle getiriliyordu. Parmaklarının kenarları bulanıklaştı. Kanatları Tanım’ını kaybetti. Yanan Sayfalar’ından oluşan Tac’ı, içinde barındırdığı Fonemler ne anlama gelmeleri gerektiğini unutmaya başlarken, titredi.


Fakat...


Noah, etrafındaki eşi benzeri görülmemiş tehlikeyi ve durumu hissederken, Proto-Madde tarafından tetiklenen değişim hâlâ Temeller’inde kalmaya devam ediyordu. Sonsuzluklar’la yanan tüm Yollar’ını hissetti. Medeniyet Organ’ı Sonsuzluk’la yanıyordu. BU Sonsuz Sözcükler Grimoire’si Sonsuzluk’la yanıyordu. Tüm Varoluş’u, tam bu ana kadar tam olarak anlayamadığı şekillerde Sonsuzluk’la yanıyordu.


Karşılaştığı tehlikeli düşmanları olan Mutlaklar bile kolayca Farklılaşmamış hâle getirilebilirdi ve Noah’ın Derinliğ’i bu tür Varoluşlar’la kıyaslanamazdı.


Yanından bile geçemezdi.


Ancak onun sahip olduğu tek şey Derinliğ’i değildi.


Kolları ve bacakları daha da çözülürken, Varoluş’u avını sindirmekte daha önce hiç başarısız olmamış bir şeyin midesinde erimek üzereyken, böyle tehlikeli bir anda Noah gözlerini kapattı ve kalbinin atışını hissetti.


Bu...


GÜM GÜM GÜM...


Tekrarlayarak ve Daha Büyük Sonsuz’ca atıyordu; Çünkü onu Farklılaşmamış hâle getirmeye çalışan Proto-Madde akını, zaten Tanım’ın Ötesi’nde olan bir şeyi Farklılaşmamış hâle getiremeyince, bunun yerine Sonsuzluğ’u güçlendirerek, Kalb’ini Sonsuzluk’la yıkamıştı.


Geleneksel Yollar’la kazanamayacağı bir düşmanla savaşmak için hafifçe seslendi.


“Yüksek sesle at.“


HUUUM!


Kalbi karşılık verdi ve içindeki Güçlendirilmiş Sonsuzluk daha parlak parladı.


“Tiranca at.“


WAA!


Kalbi gürledi ve Varoluş’una yayılan Sonsuzluklar onunla aynı ritimde atmaya başladı.


“Sonsuzca... At.“


...!


GÜM!


Bir an sonra, Noah’ın çözülen uzuvları yeniden şekillendi.


Ama Et’ten, Kan’dan ve Varoluş’unun Bileşim’inden Yeniden Şekillenmediler. Fiziksel şekil verilmiş saf Mavi-Altın Sonsuzluklar olarak, Algılanabilir hiçbir Son’u olmayan bir ışığın kol, bacak ve tamamen Derinliğ’i Aşan bir Otorite’yle ardına kadar açılan kanat formuna bürünmesiyle Yeniden Şekillendiler!


Derinliğ’ine seslenmedi.


Buna ihtiyacı yoktu.


Farklılaşmamış hâle getirilemeyen Sonsuzluklar’ını, şimdiye kadar Tükettiğ’i Her Şey’i Farklılaşmamış hâle getirmeyi her zaman başarmış bir Yaratığ’ın göbeğine salıverdi.


Noah’ın bedeninden bir Güçlendirilmiş Sonsuzluk parıltısı çiçek açtı.


Ve bu parıltı, sanki Zaman var olmadan öncesinden beri süren bir uykudan uyanan akıl almaz bir canavarmış gibi inledi ve gürledi. Temel, Medeniyet ya da Yol ile hiçbir ilgisi olmayan bir Ağırlık’la, sadece Sonsuzluğ’un var olmasından dolayı var olan bir Ağırlık’la kendini dayattı.


Farklılaşmamış hâle getirilemeyen bir şeyi Farklılaşmamış hâle getirmeye nasıl cüret edersin?


Soru yüksek sesle söylenmedi ama Bazuman’ın midesinde, Farklılaşmama duvarlarını ilk kez titreten bir kuvvet yankılandı.


Böylesine asil ve görkemli bir rezonansla, Mavi-Altın Sonsuzluğ’un parıltısı bir bıçak gibi dışarı doğru patladı.


Daha önce hiç deşilmemiş bir şeyin midesini deşip, geçti.


Sonsuzluğ’un Tanım’ını, BU Sonsuz Açılım’dan öncesinden beri Tanım’ı Reddetmiş bir Alan’a zorlayarak, bizzat Farklılaşmama’nın kendisini kesip, geçti.


Ve dışarı ulaşana kadar kesmeye devam etti.


Proto-Madde sütunlarıyla çevrili bir bölgede, Bazuman’ın silüeti duraksadı.


İlk Dil’i tüketmeye o kadar hevesli olan devasa dehşet hareketsiz kaldı; Formunun içinde eşi benzeri görülmemiş bir şey gerçekleşirken, Milyonlar’ca Kızıl Göz’ü aynı anda kırpıştı. Avını yutmuştu. Sindirmeye başlamıştı. Süreç daha önce her zaman işe yaramıştı.


Neden şimdi işe yaramıyordu?


Bedeninde bir kesik belirdi.


Ve o kesikten, Mavi-Altın ışıktan bir adam dışarı fırladı.


Noah’ın figürü canavarın göbeğinden çıktı; Varoluş’u, etrafındaki Proto-Madde’yi BU İlk Kayıtsızlığ’ın daha önce hiç görmediği Tonlar’a boyayan Sonsuzluklar’la yanıyordu!


Hâlâ bu parlaklığı nasıl kullanacağını öğreniyor, içinde neyin değiştiğini ve onu nasıl yönlendireceğini hâlâ anlamaya çalışıyordu, ama yeterince anlamıştı.


Bazuman’ın önünde süzüldü, Mavi-Altın formu Bir Milyon Kızıl gözün ve testere dişli Çeneler’in Dehşet’iyle yüzleşirken, sakince konuştu.


“Ben... Yiyecek değilim.“


...!


BU İlk Kayıtsızlığ’ın bu bölgesine, Proto-Madde’nin bile hissediyor gibi göründüğü ağır bir huzursuzluğun yanında muazzam bir sessizlik çöktü. Bazuman’ın Bir Milyon Göz’ü önündeki Varoluş’una odaklandı; Varoluş’unda ilk kez midesinden kaçan bir şeyi inceliyordu.


Ve Noah’ın içinde istemler çiçek açtı.


>>Varoluşsal Dönüşüm Algılandı.>>


>>Biçimsiz Derinliğ’in Sonsuzluklar’la yanıyor.>>


>>Varoluş’unun Tüm Yönler’i, Varoluş’unun merkezi Dokuması’yla daha uyumlu hâle geldi.>>


>>Açlık Türev Medeniyet’i Sonsuzluk’la yıkandı.>>


>>Farklılaşmamış Kader Türev Medeniyet’i Sonsuzluk’la yıkandı.>>


>>Yol’un Sonsuzluk’la yanıyor.>>


>>Temel’in Sonsuzluk’la yanıyor.>>


>>İlk Sonsuz Her Şey’ini ürettin.>>


>>Bir Mutlak Her Şey değil.>>


>>Bir Sonsuz Her Şey.>>


...!

Bu bölümde emeği geçen; çevirmen ve düzenleyici arkadaşların
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.

4863   Önceki Bölüm  Sonraki Bölüm   4865