Yukarı Çık




4888   Önceki Bölüm  Sonraki Bölüm   4890 

           
Bölüm 4889: Sakin! 


Barış aşıkları nefretin Varoluş’un kalbinde yeri olmadığını söylerler. İntikam alsanız da, öcünüzü alsanız da bunun hiçbir şeyi değiştirmeyeceğini. İş bittikten sonra daha iyi hissetmeyeceğinizi.


Dostum, ne kadar da yanılıyorlarmış.


Noah, Yazıt’ının bu Varoluş’un içine kazıdığı bağlantı aracılığıyla diz çökmüş ve perişan haldeki Elemental’e bakarken, muazzam bir tatmin hissetti!


Bir şeyden bu kadar derinden nefret ettiğinizde, onun acı çektiğini görmek iyi hissettiriyordu.


Gerçekten çok iyi hissettiriyordu Amına Koyayım.


Tam bu anda Noah, dizlerinin üzerindeki Elemental’i, yakınlarda büyülenmiş bir ifadeyle duran Duygusal’ı ve çeperinde, aslında Alfheimr’da kendini gösteren BU Yaratığ’ın gürleyen Âurası’nı ve Enginliğ’ini sergileyen önündeki yanılsamalı manzaraya bakarken, Mutlak Mühürler Taht’ına yaslandı.


Ve bu ne eşsiz bir şeydi.


Noah, şimdiye kadar BU Yaratığ’ı sadece birkaç kez görmüş veya göz ucuyla bakmıştı. Hiç konuşmamışlardı. Hiç doğrudan kelime alışverişinde bulunmamışlardı. Noah’ın BU Dörtlü arasındaki bu Varoluş hakkında bildiği her şey Hikayeler’den, Efsaneler’den ve gerçek etkileşim içermeyen yöntemlerle yapılan ara sıra gözlemlerden geliyordu.


Fakat tam bu anda, BU Yaratığ’ın Elemental’e söylediği sözler adeta kendisine de yöneltilmiş gibi görünüyordu.


“Bu, senin için diğerlerine benzemeyen bir tür zorluk ve sıkıntı.“


“...“


Bu, bir tesadüf müydü? Yoksa BU Yaratık, Noah’ın Yazıt’ın bağlantısı aracılığıyla olayları izlediğinin farkında mıydı?


Muhtemelen ikincisi. BU Yaratık, BU Dörtlü’den biriydi. Onun herhangi bir şeyden habersiz olduğunu varsaymak aptallıktı.


Ve eşsiz bir şekilde, tam bu anda, Noah, yanında Ul’moreth dururken, Alfheimr’ın başka bir bölgesinde BU İlkel Kaos ile yanılsamalı bir Bilinç buluşması gerçekleştiriyordu. BU Yaratığ’ın da bu İlkel Âlem’de bulunan Bedenler’inden biri vardı.


Bu, önceki Çağ’da olan Ginnungagap’a benzer şekilde, BU İlkel Kaos, BU Yaratık ve Noah hep aynı yerdeydiler. 


BU Dörtlü’nün üçü, Alfheimr’da toplanmıştı.


Noah, Somutlaştırmalar’ının karşı koyamadığı bir ıstırap içinde kıvranan Elemental’i izlerken, durumu düşündü.


BU Yaratık ile bir sohbete girme ihtiyacını pek hissetmiyordu. 


Bu Varoluş ve onu çevreleyen tüm Efsaneler hakkında meraklıydı, evet. BU Yaratığ’ın Kökenler’i. Anaximander ile olan ilişkisi... Ki bu ona İlk Kayıtsızlık’ta gördüklerini de hatırlatmıştı.


Ama... Noah bunu itiraf etmek istemese bile, belli bir Seviye’de inatçı bir gurur taşıyordu.


Hatta Mutlak Mühürleri’nde yer alan Yedi Ölümcül Günah’ı arasındaydı.


BU Yaratık görkemli ve muazzamdı, evet. Ama bu Noah’ın da diğer herkes gibi onu görmek için dağa tırmanması gerektiği anlamına mı geliyordu? Bu, BU Yaratığ’a görüşme talep eden Daha Düşük biri olarak yaklaşması gerektiği anlamına mı geliyordu?


O da BU Dörtlü’den biriydi.


Eğer BU Yaratık onunla bir konuşma yapmak istiyorsa, Noah’ın nerede olduğunu biliyordu!


Bu sırada Noah, acı çeken Elemental’i bir kenara koydu ve Çift Kultivasyon’unu kesintiye uğratmaya cüret eden bu Varoluş’un kötü durumunun tadını çıkarmak için ara sıra ona göz attı. Her baktığında Elemental, Somutlaştırmalar’ının hitap edemediği bir Apophasis tarafından daha solgun, daha çaresiz, daha kırılmış görünüyordu.


Güzel.


Düşmanının eziyetinin tadını çıkarırken, Noah işine devam etti.


Önündeki çalışma masasında, halihazırda iki Yazıt daha tamamlanmıştı.


Bunlar, Uyuyan Yazıtlar’dı, onları Uyandırmayı seçeceği Ân’ı Varoluş’unda vekleyen Yazıtlar’dı. Bir Altın Sayfa Saldırı ışığıyla yanıyor, diğeri Savunma ışığıyla yanıyordu; Her ikisi de Ân’ında Konuşlandırılmaya hazırdı.


Saldırı Yazıt’ı, yarı Apophasis yarı Somutlaştırma’ydı ve Şöyle diyordu:


“Hedef’imin Derinlikler’i Erişimim’in Ötesi’nde Değildir. Vuruşlarım taşıdıkları Ağırlıklar’a Tâbi Değildir, Temel’im ile karşıma çıkan Varoluş’un Temel’i arasındaki farkla güçlendirilir. Temel’imdeki Uçurum ne kadar büyükse, Saldırım da o kadar yıkıcı olur.“


Bu Yazıt aktifken, Noah’ın başlattığı her Saldırı, Temel’inin Rakibininkini ne kadar Aştığ’ıyla orantılı olarak Ek bir Güç taşıyacaktı. Daha zayıf Temeller’e sahip Varoluşlar’a karşı vuruşları yıkıcı olacaktı.


Savunma Yazıt’ı da görkemli bir Yazıt’tı.


“Temeller’i Benimkiyle Eşleşemeyenler’e Karşı Savunmasız Değilim. Aldığım koruma Statik değildir; Aksine, benim Ağırlığ’ım ile bana zarar vermek isteyen Varoluş’un Ağırlığ’ı arasındaki Farkla Ölçeklenir. Temel’im Onlarınkini ne kadar Aşarsa, Savunmam da o kadar Aşılamaz hâle gelir.“


Bu, Ters prensiple işliyordu. Daha Zayıf Temel’e sahip olanlara karşı Noah Dokunulmaz olacaktı. Daha Güçlü Rakipler’e karşı bile Savunma hâlâ mevcut olacaktı. Temel’i onun en eşsiz avantajlarından biri hâline gelmişti ve bu Temel etrafında inşa edilen tüm Somutlaştırmalar veya Apophasisler son derece etkiliydi.


Sinerji barizdi.


Saldırı Yazıt’ı, Kendisinden Daha Zayıf Temeller’e karşı saldırılar’ını Güçlendiriyordu.


Savunma Yazıt’ıda aynı prensipte işliyordu.


Ve Temel’i şu anda Yüzeysel Derinliğ’i BU İlkel Paradoks’tan 12.5 Kat daha ağırdı, Orta Derinliğ’i 12 Kat Daha Ağır’dı ve Temel Derinlik’te işe BU Dörtlü’nün Mutlaklar olmadan önce sahip olduklarını Aşıyordu.


Gözlemlenebilir Varoluş’taki Herkes... Tüm... Varoluşlar’ının Temeller’i O’nunkinden daha mı zayıftı?


Gözlemlenebilir Varoluş’taki Herkes, onların Vuruşlar’ı Güçlendirilmiş Savunmaların’dan sekerken, kendilerini Güçlendirilmiş Saldırılar’la yüzleşirken bulacaklardı!


Ancak bu sırada Noah, yedekte tutmak için giderek, daha fazla Yazıt yazmayı planlıyordu. Uyuyan Yazıtlar’ın güzelliği, onları güvenli bir şekilde hazırlayabilmesi ve tehlike Ânında serbest bırakabilmesiydi. Bir düşmanla ne zaman karşılaşsa, bu Saldırı’ya karşı ne bok yiyeceklerini bilmeden Somutlaştırma üstüne Somutlaştırma veya Apophasis üstüne Apophasis bombardımanına tutulabilirlerdi.


Kalem’ini aldı ve Dilsel Otorite etrafında durmaksızın girdap gibi dönen Fonemler eşliğinde masasına eğildi. Konsantrasyonu tamamen Kompozisyon’a odaklanmışken, farkındalığı ara sıra Elemental’in çektiği acının yanılsamalı manzarasına kayarak, Cümle’nin Öğeler’i ile uyumlu başka bir Cümle Yazma’ya başladı.


Ara sıra, BU Yaşayan Elemental’in eziyetini görmek için başını kaldırırdı.


Ve işine dönmeden önce tatminle mırıldanırdı.


Aralıklar’da, BU Genesis Hükümdar’ı, savaşa hazırlanan bir bilginin titizliğiyle Somutlaştırmalar ve Apophasisler yazma kampanyasına başladı. Her biri onun emriyle uyandırılmaya hazır bir Uyuyan Yazıt içeren Altın Sayfalar masasında birikiyordu.


Böyle bir şey, Varoluş genelindeki Mutlaklar için gerçekten de hiç iyiye işaret değildi.



Not: Şimdi Oğlumuz’un Temel’i Sonsuz Hâle gelse. Hem de Her Âlem için... Bu ne kadar saçma olur? Muhtemelen Ölçek 2 ya da Ölçek 3’te Temel ve Âlemler Önemsiz hâle gelecek. Adui ne zaman bir Şey’i Sonsuz Yapsa diğer Cilt’te bu Önemsiz Hâle geliyor. Bir Mana Günümüze kadar ulaştı. Bu da durmadan Evrim geçirdiği için. Yoksa Bu da unutulur giderdi. 

Bu bölümde emeği geçen; çevirmen ve düzenleyici arkadaşların
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.

4888   Önceki Bölüm  Sonraki Bölüm   4890