Yukarı Çık




4919   Önceki Bölüm 

           
Bölüm 4920: Dil! I


BU Infiniverse’ten çok uzakta.


BU Aralıklar’da.


Noah’ın buradaki Beden’i, aynı Otorite aracılığıyla tezahür ettirdiği bir masanın önünde, Mutlak Mühürler’den oluşan bir Taht’ta oturuyordu. Masa şu anda Yazıtlar’la, konuşlandırılmayı bekleyen Somutlaştırmalar ve Apophasisler’le yanan BU İlk Dil’in cümleleriyle kaplı altın Sayfalar’la doluydu. Yazma serüveni sırasında düzinelerce Uyuyan Yazıt üretmişti; Her biri onun emriyle uyandırılmaya hazır bir silah ya da savunmaydı.


Ama şu anda, Yazıt yazmayı bırakmıştı.


Odak noktası, geçen her Planck Saniye’sinde Varoluş’una dolan sonsuz Sonsuz Potansiyel’in sürekli akışı nedeniyle ortaya çıkan eşsiz bir değişimdi. BU Yaşayan Paradoks’un başlattığı, Noah’ın BU Infiniverse aracılığıyla dahil olduğu süreçten gelen Hasat, onun Temel’ine ve Varoluş’una o korkunç Sonsuz Potansiyel’ini sağlamaya devam ediyordu.


Noah’ın içindeki pek çok şey hızla değişiyordu.


Temel’inin dışında, meydana gelen en önemli tekil değişikliklerden biri Medeniyeti’ne olanıydı. BU İlk Dil’in Dokumalar’ına. Mutlak Mühürleri’ne. Sonsuz Potansiyel akışı Varoluş’unun bu yönüne hücum ettikçe, BU İlk Dil ile yapabilecekleri geçen her Planck Saniye’sinde dönüşüyordu.


Ve kendini pek çok soruyu düşünürken, buluyordu.


Fonemler vardı, BU İlk Dil’in Harfler’i. Logoslar vardı, o Harfler’den oluşan Kelimeler. Ve o Kelimeler’den inşa edilen, tümü Varoluş’un İlkeler’i ile bağlantılı olabilen Filolojiler, Cümleler vardı.


Orijinal 18’ine kendi Fonemler’ini ekleyerek, BU İlk Dil’i değiştiren Noah, kelime dağarcığını etkili bir şekilde Genişletmişti. BU İlk Dil olan Varoluş’un Dil’indeki Cümleler’in kendi Varyasyonlar’ı olan Varoluşun Arkeleri’ne giden yolu açmıştı. Böylece BU Hileler Mimar’ın İlkeler’i Dokumalar’ı, BU Hileler Mimar’ın Arke’si hâline gelmişti. Aynı şey Sürekli Hasat için, Farklılaşmamış Mana için, ustalaştığı tüm İlkeler için de gerçekleşmişti.


Eşsiz ve Büyüktüler, Varoluş’un onlar aracılığıyla değiştirilmesinin çok daha büyük ifadelerine izin veriyorlardı. Elde ettiği Sürekli Hasat ve Sonsuz Potansiyel, Arkeler’i tarafından Güçlendiriliyordu.


Ama yine de, bunlar sadece Cümleler’di.


Şu anda, bir Ama Dil Konuşanı olarak, BU Medeniyetsel İçgüdü’ye sahip biri olarak, artık Sonsuzluklar’ıyla dolup, taştığına göre BU İlk Dil ile çok daha fazlasını yapabileceğini hissediyordu. Eksik olan bir şeylerin, ne olduğunu bir anlasa artık Kavrayabileceğ’i bir şeylerin hissiyatı; Giderek, daha fazla Sonsuz Potansiyel içini doldurdukça, daha acil ve daha görkemli hâle geldi.


Öyle ki, kendini BU Aralıklar boyunca yankılanan bir soruyu sorarken, buldu.


“Dil nedir?“


Evet. Dil neydi?


Dilsel Otorite’nin Fonemler’i formunun etrafında girdap gibi dönerken, Noah kendi kendine konuştu.


“Dil... Birey ile Nesnel Varoluş arasında aracılık etmeye hizmet eder. Aklın ve Bilinc’in gelişimini yansıtır. Dil, Zihin ile Varoluş arasında bir köprü görevi görerek, Hâm deneyimi iletilebilen ve paylaşılabilen Kavramsal Bilgi’ye dönüştürür...“


BU İlk Dil hakkında ve onun bizzat Varoluş’un ifadesi ve Dil’i olarak nasıl durduğu hakkında epeyce düşündü.


Kendi Ana Dünyası’nda, Dil’in gerçekten ne anlama geldiği hakkında epey gevezelik eden pek çok Filozof olmuştu. Daha önce onlara pek dikkat etmemişti. Felsefe, çok fazla zamanı olan ve çok az pratik endişesi olanların alanı gibi görünmüştü.


Ama şimdi, Sonsuz Potansiyel Varoluş’una dolarken, Mutlak Mühürler’den oluşan bir Taht’ta otururken, bu Felsefi düşünceler aniden anlamlı görünüyordu.


“Bazıları Dil’in Dünya’ya sahte bölünmeler dayattığını söyler.“


Diye yüksek sesle düşündü.


“’Şimşek çaktı’ dediğimizde, ’çakma’ eyleminden ayrı ’şimşek’ denen bir şeyin olduğunu öne sürüyoruz. Ama gerçekte, sadece çakma vardır. Süreç. Olay. Dil... Gerçekte var olmayan bir ayrım yaratabilir.“


Gözleri uzaklara daldı.


“’Ben’ Kelimesi’ni ayrı bir Özne olarak kullandığımızda Dil, daha büyük Varoluşsal sürecin ayrılmaz parçaları olmaktan ziyade izole edilmiş gözlemciler olduğumuz yanılsamasını güçlendirir. Ben... Sadece Varoluş’un kendini gözlemlemesiyken, kendimizin Varoluş’tan ayrı olduğumuza inanırız.“


HUUM!


Başını yavaşça salladı.


“Ve Varoluşta’ki en önemli şeylerin birçoğu Kelimeler’le tam olarak yakalanamaz. Sonsuzluk hissi. Mutlak Otorite’nin Ağırlığ’ı. Temeller’in güçlenmesi hissiyatı. Bu şeyler Dil ile işaret edilebilir ama asla Dil tarafından tam olarak kapsanamaz.“


Etrafında, Mutlak Dil Mühürleri’nin girdap gibi dönen Sonsuz fırtınası, geçen her Ân’la daha da karmaşıklaşan Desenler’de dönüyordu.


Sonsuzluklar’ının Mavi-Altın ışığı Dilsel Yapılar’a nüfuz ederek, onları sadece Kelimeler’den, sadece Cümleler’den, BU İlk Dil’in barındırmak üzere tasarlandığı her şeyden daha fazlası hâline getirdi.


Kendini Diller hakkında, Kelimeler hakkında, Cümleler hakkında, İletişim ve Anlam’ın temel doğası hakkında kelimeler mırıldanırken, buldu.


Başta iletişim hakkında başlayalım. İletişim nedir? 


İletişim, A kişisinden B kişisine duygu ve düşüncelerin bir ortam aracılığı ile bir mesaj halinde iletildiği süreçtir. Noah’ın Dünya’sında gerçek tanımı buydu. 


Peki Kelime neydi? 


Tek başına anlamlı, bir ya da birbirine bağlı birden fazla biçimbirimden oluşan, ses değeri taşıyan bir Dil Birim’idir. 


Anlam neydi peki? 


Aslında pek çok kelime karşılığı var ama Anlam bir Kelime’den, bir Söz’den, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya Nesne’dir. 


Son olarak Cümle. Bir ifade, Soru, Ünlem veya Emir’i dile getiren; Kendi başına anlamlı Sözcükler dizisidir. Çoğunlukla Özne, Tümleç ve Yüklem’den meydana gelir. Bazen yan Cümlecikler’le Anlam’ı pekiştirilir veya Genişletilir. Cümle; Aslında Düşünce, Duygu, Oluş ve İstekler’in bildirildiği Söz Dizisi’dir.


Ve sonra bir düşünce Temeller’ini titreten bir güçle zihnine çarptı.


“Peki ya... Sayılar?“


HUUM!


Zihni böylesine basit bir sorunun imalarıyla vızıladı!


Kendine bunu sorduğunda, eşsiz bir Aydınlanma durumu gözler önüne serildi; Çünkü Sayılar Kelimeler’le Karmaşık bir şekilde bağlantılı değil miydi? Onlar başlı başına kendi Diller’i değil miydi? Varoluş’un İlkeleri’nin, Varoluş’un nasıl ortaya çıktığını tanımlayan Matematiksel Denklemler’e nasıl benzediğini öğrenmemiş miydi?


Günün sonunda, her şey sayılardı.


Sadece sayma araçları değil, bizzat Varoluş’un kendisinin Temel, Niteliksel ve Kutsal Yapı Taşlar’ı. Sayılar ilişkileri temsil ediyordu. Sayılar Oranlar’ı temsil ediyordu. Sayılar, Varoluş’un üzerine inşa edildiği gizli mimariyi temsil ediyordu.


BU İlk Dil, Varoluş’un Dil’i olduğunu iddia ediyordu. Kelime Dağarcığ’ına Sayılar’ı nasıl dahil etmezdi?


Noah, ana dünyasının keşfettiği Matematiksel gerçekleri düşünürken, Varoluş’unun içinde arayışa geçti.


Bir Dik Üçgen’in Kenarlar’ı arasındaki ilişki. Bir Daire’nin çevresinin Çap’ına Oran’ı. Doğa’nın bizzat kendisinin tercih ettiği görünen Dizilimlerde Sayılar düzenlendiğinde ortaya çıkan Desenler.


Bunlar sadece hesaplama araçları değillerdi.


Varoluş’un gizli, düzenli ve uyumlu Matematiksel ilişkiler üzerine inşa edildiği inancının kanıtlarıydılar. Mükemmel, dengeli birliği yaratmak için çeşitli parçaların bir araya getirilmesini Semboliz’e ediyorlardı. Onlar Varoluş’un etinin altındaki Kemikler, forma Anlam’ını veren Yapıydılar.


Sayılar Varoluş’un karmaşık bir parçasıydı!


Bu sırada, daha önce hiç yanmadıkları kadar parlak yanan Sonsuzluklar’la çevriliyken, Noah görkemli bir şekilde dile getirdi.


“Göreyim bakalım... Sayılar’la Aşılanmış Varoluş’umu.“


Sesi bir bildirinin ağırlığını taşıyordu.


“Bırakın da görkemli kelime Dağarcığıma Sayılar’ı ekleyeyim.“


...!


HUUM!


Ve mutlak, görkemli bir parlaklık gözler önüne serildi!


Sözleri etkisini gösterdikçe, etrafında girdap gibi dönen Mutlak Dil Mühürler’i fırtınası dönüşmeye başladı. Harf olan Fonemler Sayısal Değerler’i içermeye başladı. Kelime olan Logoslar Matematiksel ilişkileri ifade etmeye başladı. Cümle olan Filolojiler Çözülebilen, Dengelenebilen, Manipüle Edilebilen Denklemler olarak işlemeye başladı.


BU İlk Dil Genişliyor’du!


Bu kez yeni Fonemler’ün eklenmesiyle değil, tamamen yeni bir ifade Boyut’unun entegrasyonuyla. Sayılar, halihazırda karmaşık olan bir Dokuma’ya eklenen İplikler gibi Dilsel Otoritesi’nin içinden dokunarak, daha önce var olmayan Anlam Desenler’i yaratıyordu. 


Ve BU Ana Dil Konuşan, BU Genesis Hükümdar’ı Noah, BU İlk Dil anlayışının Gözlemlenebilir Varoluş’ta başka hiçbir Varoluş’un daha önce ulaşamadığı yüksekliklere ulaştığını hissetti!




Not: Hahahahaha. Başta ezberleyin. Türkçe ve Edebiyat Hocanız sorabilir. Adui, okuyucularına gerçekten elinden geldiğince bilgi vermeye çalışıyor. Ayrıca geçmiş olsun. Hahahaha. Evet siz de anlamışsınızdır. O geliyor. Aslında Adui zaten daha Önce bahsetmişti ama kelimenin tam anlamıyla Matematiğ’e girmemiştik. Öyle kuru kuru bahsedip, duruyordu. Matematik sâdece Sayılar’dan olmayacak. Adui Novel’ini yazarken, Matematik Dil’ini kullanacak yerine göre ve bizim işlediğimiz konular var ya onlar gelecek. Cebir gibi konular düşünün. Henüz gelmese de öyle düşünün. Hahahahaha. Aşırı beklemiştim bunu. Geç Kaldın be Adui. Ayrıca ne dediğinizi duyar gibiyim. Çevirmen kardeş çok sağol ya. Kafamızı atmak için Novel okuyalım dedik Novel’in içine ediyorsun resmen. Dünyanın en nefret edilen dersini İnfinite Mana’ya getirttirdin ya bravo sana. Hahahahahahaha. Gerçekten Mutluyum. Gerçekten. Hatta Adui ye Limit, Türev, İntegral... Getir getir dedim. Abartalım dedim. Amaç İnfinite Mana daha da Çok Yönlü olsun diye. Ben bu Novel’de başımıza her şeyin gelmesini istiyorum. Her Şey’in. Ayrıca Adui’ye Çözülemeyen Matematik Teoremler’inde gelmesini istiyorum diyeceğim. Mesela İkiz Asal Sayılar. Misal... Şimdi Bekleyeceğim şey bir ara Adui Enfekte İki Yönlü olur demişti. Hayır kabul etmiyorum. Bunu Tek Yönlü’ye çevireceğim. Bu gelirse var ya..... Noah Eckert durdurulamaz olur. Son olarak ta Infiniverse için durmadan Sonsuz Kozmoloji’nin doğması. Hakkı. Neyse Hoş Geldin Saf Matematik. Seni de çok beklemiştim. Adui, öyle bir yaz ki sâdece Felsefi, Edebi ve Matematiksel Dil kullan.

Bu bölümde emeği geçen; çevirmen ve düzenleyici arkadaşların
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.

4919   Önceki Bölüm