Bölüm 50
Kai ve Luna birbirine gülümseyerek bakarken Ekaterina, Alice ve yaşlı adam da onlara baktı. Yaşlı adam sessizce iç çekti ikisinin gözlerinde ki bakıştan zaten pek çok şey anlaya biliyordu. Alice memnun bir şekilde gülümsedi adeta olması gereken buymuş gibi bir ifade takındı fakat Ekaterina farklı bir hissiyata sahipti.
Luna ve Kai’nin birbirlerine bakışını görünce sebebini bilmediği bir şekilde üzgün hissetti. Sanki kalbi birisi tarafından sıkılmış gibiydi bu sahneyi görmeye katlanamadı ama o basit bir kadın değildi. Bu garip hissi hızla yok edip yüzünde bir gülümseme takındı Yaşlı Adam gibi umursamaz Alice gibi memnun görünmese de hala gülümsüyordu.
“Kai... Gelecekte birlikte daha çok zaman geçirelim.“ Luna gülümseyerek söyledi. Kai hafif kızardı ve başını salladı dört yaşında bir çocuktu elbette altı yaşında bir kız kadar duygusal olamazdı. İkisinin arasında ki ilişki aşk olarakta adlandırılamazdı sadece karşılıklı ilgi ve memnuniyetti daha çok yakın arkadaşa gibiydi ama dışarıdan onlara bakanlar için onlar sanki bir çiftti.
Luna sonra dönüp yaşlı adama baktı. “Büyükbaba yorgunum.“ dedi ama gözleri sonra güzel bir kadına takıldı. Platin sarısı saçlar güzel bir yüz otoriter bir ifade çekici bir gülümsemeye sahip bu kadının görünüşü ona biraz benziyordu.
“Sen teyzemsin...“ dedi Luna. Ekaterina titredi Luna’yı daha önce hep uzaktan gördü şimdi yakından görüyordu ilk defa yüz yüze gelmişlerdi. Çok heyecanlandı gözleri biraz kızardı zaten Ustasıyla biraz yakınlaştığı için duygusaldı şimdi Luna ona “TEYZE“ diyince duyguları daha da yoğunlaştı.
“Evet Luna. Ben senin teyzenim.“ dedi Ekaterina belki de hayatında kurduğu en zor cümle buydu. Daha önce kimse karşısında bu kadar zorlanmış hissetmedi. Çok suçlu hissetti nihayetinde Luna onun kanından tek kişiydi ama bir bakıma en nefret ettiği kişinin de tohumuydu ayrıca en sevdiği kişinin de tohumuydu. Kuzeni onun yüzünden öldü ama ölümü için Luna suçlanamazdı.
Nihayetinde hiç bir çocuk ailesinin günahlarından sorumlu tutulamaz. Bu mutlak bir gerçekti fakat Ekaterina hala biraz karmaşık hissetti ama duygularını gömmekte her zaman ki gibi iyiydi. Yıllarca özlem çektiği Luna’ya baktı. Onun yüzünde Kuzeninin görünüşünü gördü. İlk defa Runik Tapınağına geldiğinde ürkek bir kuş gibi korkak ve çaresizdi. Sert bir Ustaya bilmediği bir çevreye sahipti. O zamanlar akıl sağlığını Kuzeni sayesinde korudu. Kuzeni onun için bir anneden farksızdı bu sebeple ölümü için tereddütsüz intikam almıştı.
“Teyze çok güzelsin.“ dedi Luna. Ekaterina gülümsedi kızarmış gözlerinden bir damla yaş usulca akarken Yaşlı Adam sessizce iç çekti. Geçmişte ki davranışlarından biraz pişmanlık duydu.
Şimdi düşününce aslında o zaman ki kararı yanlıştı. Ekaterinanın kuzeninin Çiçek Hükümdarıyla olan aşkını biliyordu ayrıca Ekaterina’ya olan sevgisini biliyordu buna rağmen oğluyla evlenmesine izin verdi ki bu Runik Tapınağının tahammüllerine aykırıydı. Nihayetinde Ekaterinanın kuzeni Kutsal Bakireydi ve evlenemezdi ama kurallar ölüdür ve insanlar yaşar. Kuralları değiştirip işleri usulüne uydurduktan sonra evlilik belirlemek kolaydı.
Nihayetinde oğlu ile kutsal bakire evlendi ama evlilikleri tam bir trajediydi. Ekaterina kırıldı, Kutsal Bakire öldü. Çiçek Hükümdarı öfkelendi neredeyse Runik Tapınağını yok ediyordu. Ekaterina aslında Ustasının oğlunu öldürerek Runik Tapınağını korkunç bir felaketten de kurtarmıştı.
Çiçek Hükümdarı tek bir kişi değildir. Arkasında güçlü arkadaşlar vardır ve Runik Tapınağına saldırırsa şüphesiz destekler bulacaktır. Eğer bir savaş olursa Runik Tapınağı kazana bilir ama ciddi bir bedel ödeyeceği kesindir.
Ekaterina Ustasının oğlunu öldürerek Runik Tapınağını bu yıkımdan korumuştu. Yaşlı Adamın acısı yıllar içinde azaldı nihayetinde bir tarafta Miras Çırağı vardı ödenmesi gereken bedel Runik Tapınağının felaketiydi ve aslında yaşanan evlilik gönülsüzdü hala verilen bir kurban öksüz bir kız vardı.
Yaşlı Adam iç çektikten sonra düşmanlıkları kararlılıkla bırakmaya karar verdi. Kai’e baktı bu çocuğun çok özel olduğunu bir defa daha hissetti.
Ekaterina ise bu sırada izin istermiş gibi Yaşlı Adama baktı. Yaşlı Adam Ekaterinanın bakışlarını fark etti homurdandı ardından Luna’ya baktı. “Luna büyükbabanın bu akşam bazı işleri var. Teyzenle birlikte git hafta sonları beni görmeye gel bundan sonra teyzenle yaşaya bilirsin.“ dedi homurdandı memnuniyetsiz bir yüz takındıktan sonra hiç bir şey söylemeden döndü.
Uzaktan izleyen Runik Salonu Yaşlıları şok oldu. Bu sahne onlar için açıkça Runik Salonu ile Papalığın uzlaşmasıydı.
Ekaterina afalladı ardından ellerini birleştirdi ve eğildi. “Bu öğrenciyi ihya ettiği için öğrenciyi affedin. Öğrenci Öğretmenin cezasını almak için gece gelecek.“ dedi Ekaterina. Yaşlı Adam elini salladı ve “Geçmiş geçmişte kaldı yaşlı adam bunları unuttu.“ dedi sonra hızla ayrıldı. Ekaterina bugün çifte mutluluk yaşadı. Yıllarca Ustası tarafından dışlandı bu kişi kalbinde babası gibiydi onun oğlunu öldürdü ama kalbinde Ustasından nefret etmedi. Ustasının kalbinde ki karmaşayı biliyordu nihayetinde bir yanda oğlu diğer yanda miras çırağı vardı.
Bu nefreti gömmek kolay değildi buna rağmen Ustası nefreti gömmeyi ve onu tekrar kabul etmeyi seçti elbette Ekaterina geçmişte ki gibi başı dik olmayacaktı.
Ekaterinanın başını eğip alçak gönüllü konuşması Runik Salonu yaşlılarının da beğenisini kazandı. Az önce biraz memnuniyetsizdiler ama şimdi Ekaterinanın tavrı onları memnun etti.
Yaşlı Adam ayrıldıktan sonra Ekaterina Luna’nın önüne geldi. İkisi birbirine bakındı. Ekaterina gülümsedi ve Luna’nın saçlarını okşadı. Luna ilgiyle Ekaterinaya baktı ne kadar bakarsa o kadar memnun oldu.
İkisinin arasında görünmez bir bağ var gibiydi.
Kai onları izlerken daha memnundu. İkisinin uyum içinde olması kalbinde ki en derin arzuymuş gibi taktirle doldu.
Bu esna da uzak bir köşede dik bir sırta sahip gri saçlı bir adam keskin gözlerle bu sahneyi izliyordu. Onun yanında kırmızı saçlı Kai ile aynı boylarda yakışıklı bir çocuk vardı. Bakışları yaşından daha yüksekti, keskin bir şekilde olayları izlerken Kai’e bütün dikkatini vermiş iki güzel kadını bilinç altında görmezden gelmişti.
“Demek bu Kai Raven... Söylendiği gibi güçlü sadece ona bakarak bile zorlu bir rakip olduğunu görebiliyorum.“ dedi Klaus Han.
Sonra başını kaldırdı ve Ustasına baktı. Bu dünyaya ait değildi başka bir gezegenden ruhu buraya geçti ama bu dünya onun dünyasından daha yüksek bir dünyaydı. Ekim sistemi daha iyiydi uzmanlar çok daha güçlüydü. Kendi Dünyasında en fazla Runik Kontu kadar güçlüydü bu zaten yaşadığı gezegeninin zirvesiydi ama burada Runik Kontu ekim sisteminin ortalarında yer alan bir güçtü.
Ustası eğer yaşadığı gezegene gidecek olsa zaten bütün gezegeni birleştiren bir tanrı olurdu.
Klaus Han bu gezegene geldikten sonra küstahlığı büyük oranda gitti. Nihayetinde fark etti ki burada avantajları azdı Runik Tapınağına sığınmazsa gelecekte ekim kaynaklarına ve rehberliğe sahip olması çok zordu.
Runik Tapınağı ile sarhoş babasının ayrıca bir bağlantısı vardı.
Klaus Han’ın öğrendiğine göre babası Luna’nın annesi ile gençken arkadaştı ve onu gizlice seviyordu fakat o evlendikten sonra perişan oldu ve Runik Tapınağını terk etti. Kendisini alkole verdi bir kaza sonucu Klaus Han doğdu ve annesi köylü bir kadındı fakat doğum sırasında öldü böylece Klaus Han babasıyla büyüdü ama sarhoş adam ona pek iyi bakmadı hala sıska ve zayıftı.
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.