Bölüm 5490
BU Krazhor-Nul’un içindeki Varoluş’un Dokumalar’ı kolayca ayırt edilemiyordu.
Yine de Noah, bu Kâdim yerin çevresindeki zenginliğin içlerine istikrarlı bir şekilde akarken, kendisinde devam eden değişimleri yakından takip ediyordu; Sert bakışlı Ryaenara’ya dönünce, Varoluş’u hayretle titriyordu!
Kız’ın Zârif figürü, onda nadiren gördüğü bir şekilde sertleşmişti; Eller’i çoktan hareket etmeye başlamış, ağır Varoluş’u dalgalandırırken, Sunırsız Güc’ünün İplikler’i orada bulunan herkesi kaplayacak şekilde yayılıyor, onları bir örtüyle sarmalarken parlak, ince Katmanlar halinde üzerlerine yerleşiyordu!
Bunu da gelişigüzel yapmıyordu; Felaket getiren bir fırtına gelmeden önce paha biçilmez hazineleri saran birinin titiz ve aceleci özeniyle yapıyordu.
“Krazhor-Nul, sadece adını duyduğum bir yer. Ve duyduklarım, burayı asla aramaya gelmemem için yeterliydi.”
Konuşurken, Dokuma’ya devam etti; Canlı gözleri ciddiyetle parıldarken, sözleri hızla akıyordu!
“Burası, Yaşam Formlar’ının İlk Sablonlar’ını barındırıyordu. Bu deneyler, ‘Kalanlar’ arasından özellikle güçlü birinden türeyen, ‘Lanetli Soy’ olan ‘Lanetli Torunlar’ tarafından yürütülüyordu.”
...!
Hangisi olduğunu söylemedi!
“Kalanlar’ın Asil Atlar’ı bu Boyut’ta deneyler amacıyla yetiştirildi ve bunlar, sanki Gözlemlenebilir Varoluşlarmışçası’na yetiştirilen ilk Yaşam Formlar’ıydı; Her birine kendi İlk Neden’i verildi, zira her biri Dokunulmaz, Ayrı Tutulmuş, Kusursuz olması amaçlanmıştı! Bu yere çiftçiler gibi bakan Soy, Kalanlar’ın Atlar’ı üzerinde asla emeller beslememeleri konusunda açıkça uyarıldı.”
Astrid, farkında bile olmadan elini mızrağına uzattığında, devasa yuvanın etrafındaki dinleyen Varoluşlar hareketsiz kalmıştı; Amser Modred’in sabırlı Mor Işığ’ı ise giderek daha da yavaş dönüyordu!
“Ama elbette, bu tür Atları’ı rahat bırakmak akıl almaz bir şeydi. Kendi İlk Nedenler’ine sahip, Kalanlar’ın sırtında taşınmak üzere yetiştirilmiş Yaşam Formlar’ı? Açgözlülük, her zaman olduğu gibi Soy’u ele geçirdi; Atlar’ı kendileri için almaya çalıştılar ve bunun bedeli olarak… Lanetlendiler!”
WAA!
“Dokundukları Atlar da onlarla birlikte Lanetlen’di; Çünkü İlk Nedenler’i Sonsuz ve Ölümcül Örgüler’e dönüşmüştü. Hepsi birer İğrençlik haline geldiği için tüm deneyler tek bir vuruşta başarısız ilan edildi. İlk Nedenler’i çökmekte olan Atlar… Ve Soy’un kendileri!”
Perde’yi tamamladı ve elleri yanlarına düştü; Sesinde Sınırsız bir ciddiyet vardı.
“Torunlar o günden beri Lanetler’inden kurtulmanın bir yolunu arıyorlar. Bu Boyut artık tam da bu! Ulaşabildikleri her Canlı türü üzerinde Deneyler yapıyorlar, çözüm arayışında Varoluşlar’ın her yerine Dokumalar yayarak, denekleri buraya çekiyorlar. Sonsuz Canlılar, Kaynak Canlılar, BU Yaldızlı Olanlar, benzersiz her şey... Hatta buraya yolunu bulan Gerçek Canlılar ve İlkel’i olanlar bile, Lanetli Torunlar için deney deneklerinden başka bir şey olarak görülmüyor!“
...!
Korkunç bir felaketin sözleri yankılandı.
Dora Shath’yarlar tüm Soylar’ı boyunca kasvetli bir havaya bürünmüştü; BU Duygusal, Noah’ın koluna daha da sıkı sarılırken, Mânik ışığı bir kez olsun sönükleşmişti; Hatta BU Infiniverse’nin Tezahür’ü bile sessizliğe bürünmüştü. Bakışları, onları Yumurta’dan çıkaran şeyi Yeniden Ölçüyormuşçası’na devasa yuva duvarları üzerinde yavaşça dolaşıyordu.
Sadece Noah’ın gözleri parlıyordu.
Hatta o kadar parlak ki, sanki buradaki diğer herkesten tamamen farklı bir şey duyuyormuş gibi!
O anda, BU Yaratık, soğuk ve telaşsız bir dikkatle geniş yuvaya bakınarak, başını sallarken, Boyut’ta yükseldi.
“Ben de burayı duymuştum. Bu, İlkel’i Yaşam Formlar’ının bile kaçınmaya çalıştığı bir yer; Çünkü Lanetli Soylar Kaderleri’ni Ters’ine Çevirmek için acımasızca çabalıyorlar. Güçlüler, ancak Yaşamlar’ının bir Son Kullanma Târih’i var. Yeterince iyi Üreyebiliyorlar ancak bazıları Soylar’ındaki Lanet’in gücüne bağlı olarak Yüz Yıl sonra, bazıları Bin Yıl Sonra, bazıları da Bir Milyon Yıl sonra ölüyor.”
Obsidyen Âlevler’i, o görkemli sesi devam ederken bile hafifçe yanıyordu.
“Kendilerinden çok daha zayıf, ama çok daha uzun süre yaşayabilen Yaşam Formlar’ının Varoluş’unu bilmek, onları son derece acımasız Hâl’e getirdi. Eğer bu yerde hayatta kalmak birazcık bile mümkünse, muazzam Zorluklar’la karşılaşacaksınız. Aksi takdirde...“
Cümlesini tamamlamadı.
Noah, ona bu yer hakkında nasıl bu kadar Bilgi edinebildiği gibi bariz bir soruyu sormak üzereyken, BU Yaratık bile hüzünlü bir havaya bürünmüştü!
Ryaenara sadece söylentiler duymuştu ve buradaki herkesten daha güçlüydü… Öyleyse BU Yaratık ne duymuştu, kimden ve hangi Çağ’da? Bu soru, yol arkadaşı hakkındaki giderek, büyüyen soru yığınına eklendi!
Ancak bunu şimdilik bir kenara bıraktı.
Çünkü Zihni tamamen başka bir şeyle dolup, taşıyordu!
Gözlemlenebilir Varoluşlar gibi Tasarlanmış ve Mühendisliğ’i yapılmış, her biri kendi İlk Neden’ini barındıran “Geriye Kalanlar’ın Lanet’li Atlar’ı”… Ve şimdi, Nedenler’i Sonsuz ve Ölümcül Dokumalar’a hapsolmuş Hâl’de Lanetlenmişler’di. Başka bir deyişle, Ölüyorlar’dı! Temeller’i çökmekte olanların yavaş, Yapısal Ölüm’ünü yaşıyorlardı.
Parlayan gözleri, BU Infiniverse’ye yöneldi.
O, aslında Yaşayan Gözlemlenebilir Varoluş olarak kabul edilebilirdi, değil mi? Kendi Nedenler’i ve kendi Egoik Niyet’i olan, Bilinç’li, Canlı, Bütün bir Varoluş... O, Noah’ın açıkça ifade ettiği gibi, bir başarıydı! Bu Kâdim deneylerin, Yaşam Formlar’ını Gözlemlenebilir Varoluşşar olarak yetiştirirken ulaşmaya çalıştıkları şey, Gök Mavi’si İplik’li bir Elbise giymiş halde, bu yuvada tam anlamıyla gerçekleşmiş olarak duruyordu!
Peki ya Atlar?
Eğer onlar gerçekten de Gözlemlenebilir Varoluşlar’ın Mimari’si üzerine inşa edilmiş, Lanet’li ve Ölmek’te olan Yaşam Formlar’ıysa, o zaman onların başarısız olan İlk Nedenler’i, Noah’ın daha önce defalarca iyileştirdiği yaradan başka ne olabilirdi ki?!
O, Çernobil’i Yeniden Canlandırmış’tı. Boğulmuş Beşiğ’i Yeniden Canlandırmış’tı; Ölmek’te olan Temeller’e Nedenler’i yerleştirmek onun için bir Teori değildi.
Bu, pratik edilmiş bir zanaattı!
Hâliç Göz’ü onu bu tehlikeli yere bu yüzden mi çekmişti?!
Karanlığın Ötesinde’ki, Zaman’ın Ötesinde’ki Milyonlar’ca kapı arasından, Çapa’sı böyle bir Târih’e sahip tek Boyut’u seçmişti!
Tüm bunları düşünürken...
HUUM!
Varoluş’u, daha önce hiç olmadığı kadar Uyarı ve Muazzamlık ile titriyordu!
Devasa bir gölge yuvayı kapladı.
Noah ve diğerleri, bakışları değişirken, yukarı baktılar.
Doğru. Birçok Yaşam Formu buraya çekilmişti. Ve yuvanın içindeki bir Yumurta’dan çıkmışlardı; Tabii ki Yuvalar kendiliğinden oluşmazdı! Bunu bir şey inşa etmişti, bir şey buraya Yumurtlamış, toplamış ya da burada kuluçkaya yatanları korumuş ve onlara bakmıştı... Ve o şey eve dönmüş gibi görünüyordu!
Kızıl gözleri ardına kadar açılıp, sanki canlı yeni avlarına bakıyormuşçasına tamamen şeytani bir gülümsemeye büründüğünde, yaydığı Âura boğucuydu!
...!!!
Not: Konuşacak çok şey var. Başta bunu Adui de onayladı. Yaşayan Varoluşlar’dan itibaren Herkes’in Ölme’si için Öldürülmeler’i gerekiyor dedi. Sonsuz Yaşam yani. Bu Geride Kalanlar ise sadece ve sadece Lanet Aracılığıyla Sonsuz Yaşam’ı Geçersiz Kılıyorlar. 100 Yıl’a düşürüyorlar yani şimdilik Maksimum bu. Daha önce bunu Infınıte Mana’da görmemiştik. Sonsus Yaşam’ı Geçersiz Kılma’yı. Sonra Geçmiş’i ve Geleceğ’i bir hiç gibi görüyorlar. Bu kadar. Daha da bir şey bilinmiyor.
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.