2   Önceki Bölüm 

-------3 yıl sonra-----------

'Madeline, dersten sonra yanıma gel!' hokka burunlu,beyaz tenli genç kız başını sıradan kaldırdı ve öğretmene baktı. Yeşil gözleri donuktu. Kadını başıyla onayladı.
Sinirli kadın bir şeyler mırıldanıp dersine devam etti. Kadının daha fazla dırdırını çekemeyeceğini düşünen genç kız kafasını sıraya koymadı. Ama tekrar sıkıldı bu seferde saçlarıyla oynadı. Parmaklarını kahverengi saçlarına doluyor, örüyor bozup tekrar örüyordu. Bir süre sonra zil çaldığını duyan genç kız dışarı bir nefes verdi. Kapıya yöneldi.'Madeline dersten sonra yanıma gelmeni söylediğimi hatırlıyorum.'
'Size su almaya gidiyordum hocam, ihtiyacınız olacak gibi gözüküyor.'(Kadın bir ateş, ona gönderme yapmak istedim ağzından ateş falan çıkacak göndermesi her neyse aslında her hoca ağzından ateş çkan bir ejderha,yani  kızdığında. tamam ben susuyorum. kızmayın) kadın lafın üstünde çok durmadı. 'Tekrar aileni aramak istemiyorum. kendine bir çekidüzen ver.' genç kız bir şeyler mırıldandı ve göz devirdi. Kadın o sırada bazı belgelerle uğraşıyordu bir şey görmedi, ne göz devirişini ne de yüzündeki özlem duyan ifadeyi. 'Peki efendim.' diyerek oradan uzaklaştı. Biraz çikolata iyi gelebilirdi.


Çikolatamın paketini çöpe atarken sıradaki işkenceyi düşünüyordum,pardon dersi.Ders beden eğitimiydi  galiba, her gün en az iki ders gördüğümüz genellikle güç testi ve gelişimi için var olan benim gibi gücü olamayan -saklayan- biri için en sinir bozucu ders. Telefonumun saatine baktım. Ne güzel! iki dakika geç kaldığım bir beden dersi.

'Nerde kaldın Madeline'
'Bayan Ashley çağırmıştı.'
'Tamam geç hemen sıraya!'
'Evet gençler bugün bu spor salonundaki son Beden dersimiz. Hakkını vermek için güzel bir dövüş istiyorum'
Öğrencilerin mırıldanmaları Bay beden dersi öğretmenini -artık adı herneyse hala öğrenememişti.- susturdu.
konuşan iki kıza kulak kabarttım.
'Büyük şehire gidiyoruz. Hem de karışık bir okul olduğunu duydum.'
'Başarısıyla da en iyi okulların arasındaymış'
'Yakışıklı ve zengin çocuklar!!'
kızlar çığırıp sarıldığında kulaklarımı kapatma isteğime zor karşı koydum. 
Konuya tek fransız kalanın ben olduğumu fark etmem uzun sürmedi. Herkes heyecanlı gibiydi. Ne de olsa burası küçük bir kasaba. Şehir de okumak düşüncesi tüylerimi diken diken etti.
Üç yıl önce olanlardan çoğu kişi konuşmuyordu. Baskıdan kurtulan halk gayet mutluydu. binlerce insan ölmemiş gibi. Tamam suçlu olanlarda vardı ama hepsi.
Kalan azınlık ise saklanarak yaşıyordu. Bulunanlar ise yakılarak öldürülüyordu. Ve iktidar çatışması da haliyle baş göstermişti. Ateş kazanır diye düşüyordum. Ama hala bir sonuca ulaşılmış değil. Merhamet ve huzuru temsil eden su halkıyla yaşıyorum.Annemle babamsa, artık pek bir şey hissedemiyorum.Hiç var olmamışlar gibi diyemem. Ama zamanla unutuluyorlar.Artık 18 ime girmek üzereyim az kaldı yani. Son sınıf ama geleceği parlak olmayan bir öğrenci. Güç desen yok. Başarı desen ders dinlemiyor. 

 onaltılı  yaşlarımda şehre iner haftalarca eve dönmezdim.Bu süre zarfında çok devamsızlığım oldu. Ergenlik işte. 
Bu haftalar boyunca ise tek yaptığım Sokak dövüşeri ve paralı çete adamı olmaktı. yani para karşılığı bir kaç insan pataklıyordum işte. Polisler tarafından fark edilmeye başlayınca Bayan Marry- bal gözlüm- benimle uzun bir konuşma yapmıştı. Marry Ambre annemin arkadaşı , bana üç senedir bakan teyze. Babam gerçekten güçlü bir adamdı. Hatta en güçlüler arasındaydı desem yalan olmaz. Her yere eli uzanan ve sözü dinlenen saygıyla anılan bir adamdı. Mesleğini ise bilmiyorum. Ama bu kadınla işinden bağlantılı olduğunu anlamak zor değil. Bana sahte kimlik bile çıkarıldı. Ve polisten haber alıyor bu biraz şüphe çekici.
Beni düşüncelerden çekip alan ise Bay adı herneyse oldu.
'Mad hadi dairenin içine gir.'
Sıkkın ve bıkkın bir şekilde girdim. Karşımdaki kız sırıtıyordu. 'Sadece hızlı bitir.' 'Söylenmene gerek bile yok'

Elimdeki  buz torbasını gözüme tutarken Marry teyzeyi ikna etmeye çalışıyordum. 'Sadece kapıya çarptım VE hiç acımıyor' tabiki inanmadı.
'Hector alçak herif bilmiyor sanki gücün olmadığını bu resmen zorbalık onu şikayet edeceğim.' demek adı Hector.
'Benim gücüm var sadece kullanamıyorum. Ve güçlerim olmadan da gayet iyiyim bunun_gözündeki morluk- aynısı onda da var '
'Her neyse Marry teyze okul değiştirme işi nerden çıktı. bir bilgin var mı?' 
'HM O olay, Rea okulun halini biliyorsun yıkık dökük bir halde okul müdürü Başkentteki okulu ayarlamış inşa bitene kadar.'
'Başkentteki karma tek okul orası değil mi?'
'Biliyorum korkuyorsun. Ama 2 sene önceki olayda zaten çok dikkat çektin. Polisler peşine bile düşmüştü. Ve bir kaç dedikodu da çıktı sen burada değilken. Daha fazla dikkat çekemeyiz. Malesef okulunu değiştiremem. senin için.'
'Anlıyorum Marry teyze ,Merak etme iyi olacağım.İlk yıl oradaydım. Aslında liseyi başladığım yerde bitirmek istemiştim hep.'
'Orada daha dikkatli olmalısın. Bu halde seni tanıyamazlar. olgunlaştın ve Kilo aldın'
'Kilo almadım ben. Sizin tartıda bir sıkıntı var Marry teyze!'
'Evet zaten her zaman bozuk olurlar' diyerek gülümsedi
gülümsedim.

minnettarım. Her şey için.



Üzüntüsünü önce şiddete sonra ise alaya vurmuş bir karakter yapmaya çalışıyorum. Drama kralicesi yapmak istemiyorum. Ve eski okul e olayları bir yerden ele almak lazım ve romantizmm.


Bu bölümde emeği geçen; çevirmen ve düzenleyici arkadaşların
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.


2   Önceki Bölüm 



DISQUS - Mangaya Ait Yorumlar

*Not: Yorum Yazmadan Önce;

  • Spoiler,
  • Küfür, siyasi ve seviyesiz yorumlar,
  • İçerikle alakasız link paylaşımları yasaktır.
  • İçeriği çeviren gruplar dışında site reklamı yapanlar sınırsız uzaklaştırılacaktır.