Yukarı Çık

Geçen son 5 yılda şafakla beraber tılsım yapmak Chen Xi’nin alışkanlığı haline gelmişti. Yağmur yağsa da güneş parlasa da bu hiç değişmedi.

Bugünde bu duruma bir istisna olmadı. 

Chen Xi yıkandıktan sonra tahta masanın yanına oturdu ve tılsım yapmaya başladı.

Öncekinden farklı olarak  vücudunda yaşadığı acı yüzünden, bileğiyle çizim yaparken hafif düzensizlik baş gösteriyordu ve hızı da büyük ölçüde düşmüştü. 5 saat içerisinde 30 tılsım yapmak şu anda muhtemelen imkânsızdı.

Ancak Chen Xi bunun farkında değildi ve bakışları tılsım kâğıdına odaklanmış bir şekilde düzenli ve dikkatli bir ifadeye sahipti.

Zhang mağazasının gerekliliklerine göre bugün birinci seviye basit tılsımlardan Toprak Kalkan Tılsımı’nı yapması gerekıyordu. Toprak Kalkan Tılsımı toprak bazlı basit bir tılsımdı ve savunma amaçlı kullanılıyordu. Kişi önündeki toprağı yoğunlaştırarak, kaya kadar sert bir kalkan oluşturuyordu. Tılsım işaretlerinin yapısı karışık değildi ve Alevbulut Tılsımına benzer zorluğa sahipti. Ancak iki tılsımın da özelliği birbirinden çok farklıydı.

Ancak bu Chen Xi’yi engellemekte tamamen yetersizdi. Geçen 5 yılda sadece basit tılsımları yapan çöp olarak dalgaya alınsa bile bu değişmedi. Ama eğer birisi ile birinci seviye basit tılsımlarda karşılaştırılma yapılmak istense, kimse Chen Xi’nin eline su dökemezdi.

Onun seçme şansı yoktu. Ruh taşı kazanmak uğruna farklı özelliklere sahip basit tılsımların nasıl yapıldığını öğrenmek zorundaydı.  Ancak bu şekilde Zhang mağazasından ruh taşı kazanabilirdi.

Bugüne kadar Chen Xi’nin becerikli bir şekilde üzerinde ustalaştığı tılsım sayısı muhtemelen bini geçmişti ve eğer bu sayı açığa çıkarsa şu kesindi ki bunu duyan herkes şaşkına döner ve inanmaya cesaret edemezdi.

Normal olarak konuşmak gerekirse çoğu tılsım ustası, kendilerine 5 elementten uygun özellikte olan tılsım çeşitlerini oluşturma yoluna gidiyordu. Bu konu üzerine yol oluşturduktan sonra da onun üzerinde çalışıp, pratik yapıp hızlıca kendi gelişimlerini arttırıyorlar ve Tılsım Tao’sunda ilerliyorlardı.

Ama konu Chen Xi’ye geldiğinde o, beş elemente ait bütün basit tılsımlarda pratik yapmıştı. Her ne kadar bu konuda becerikli bir şekilde ustalaşmamış olsa da,  diğer tılsım ustalarından kat be kat daha fazla zaman harcamıştı. Buna ne kadar değdiğini sadece tanrı biliyordu.

Swoosh! Swoosh! Swoosh!

Fırçanın ucu yeteri kadar mürekkebe batırıldıktan sonra kar beyazı tılsım kâğıdının üzerinde kaymaya, kâğıdın üzerinde çizgiler çizerken yumuşak bir şekilde dönmeye başladı ve tılsım işaretlerini oluşturdu. Chen Xi’nin fırça tekniği kesindi ve atik bir şekildeydi. Bileğin kuvvetinden hiç etkilenmiyormuş gibi gözüküyordu.

Ancak, Toprak Kalkan Tılsımını oluştururken işin yarısında kalbinde huzursuzluk veren bir his ortaya çıktı. Sanki tılsım işaretlerinde bir hata vardı. Dikkatli baktığında, herhangi bir hata göze çarpmadı.

Chen Xi kaşlarını çattı ve çizmeyi bıraktı. Sonra sessizce mırıldandı. Geçen 5 yılda yüz binden fazla Toprak Kalkan Tılsımı oluşturmuştu ve fırça tekniği çoktan tılsımı durmadan çizerek bitirme seviyesine gelmişti: “Bugün neden böylesine huzursuz edici bir his ortaya çıktı acaba?”

Chen Xi derin bir nefes aldı ve masadaki tılsım kâğıdını tekrar gözden geçirdi. Çizmeye başladığı nokta, tılsım işaretleri, mürekkep işretlerinin simetriliği, tılsım işaretlerinin izlediği yol… Ne kadar çok incelerse, kalbinde o kadar daha fazla huzursuz hissetmeye başladı. İçinde bir külçe varmış gibi bir ağırlaşma hissetti, kalp atışları ve nefes alış verişi hızlanmaya başladı.

“Huzursuz?”

“Bedenen huzursuz hissediyorum? Buralarda bir yerde dikkatsizce yapılmış bir hata olmalıyım!”

“Acaba bunu düşünerek hata mı yapıyorum? Ama…”

Yıldım arpmış gibi Chen Xi’nin kalbinde güçlü bir dürtü ortaya çıktı ve sanki bir fikre sahip olmuş gibi tılsım fırçasını eline aldı ve aşağıya doğru bir kere savurdu!

Tılsım kâğıdın üst kısmındaki tılsım işaretleri tamamen değişti. Orijinalinde çizmiş olduğu tılsım işaretleri özetle çapraşık bir haldeydi ama işin sonunda Chen Xi’nin tek hareketiyle şu anda olması gerekenden daha yoğun ve karmaşık bir şekil ortaya çıkmıştı.

Bang!

Son darbeyi vurduktan sonra Chen Xi, tılsım fırçasını kenara koydu ve ellerini tahta masaya basarak ağır bir şekilde nefes aldı. Bakışları az önceye göre tamamen değişmişti ve göz aldığınca parlıyorlardı.

“ Yeterince eminim, çizim şu anda daha yumuşak gözüküyor… Bu şu anda hala bir Toprak Kalkan Tılsımı mı?

Kısa bir zamandan sonra Chen Xi, tılsım kâğıdını eline aldı ve önünde kısmen tanıdık olan tılsım işaretlerine kaşlarını çatmış bir şekilde bakmaya başladı.

“Unut itsin, ilk önce şunu bir test edeyim. Boşa gitmişse boşa gitmiştir.” Chen Xi bir anlığına kendi kendine konuştu ve olanları hala anlamamıştı.  Parmağının ucuyla bir parça Ruh Özünü tılsımın üzerinde doğru döktü.

Whoosh!

Yoğun sarı toprak rengi aniden ortaya çıktı ve bir insan boyutundaki kaplumbağa şekilli kalkan Chen Xi’nin elinde ortaya çıktı.

Başarı!

Chen Xi bir anda rahatladı ama aynı zamanda kalbinde ufak bir şok dalgası yayıldı. Tılsım işaretlerinin yapısı sonsuz yıllar boyunca deneyimlenmişti ve en son bu hali almıştı. Toprak Kalkan Tılsımı da bunlardan biriydi ve bu tılsımın işaretleri geçmişte sayısız yüce ve saygın insan tarafından mükemmeliyete ulaştırılmıştı. Tılsım işaretlerini değiştirmeyi bırakın, çizim üzerindeki en ufak bir fark bile tılsımın başarısız olması için yeterliydi.

Hâlbuki şu anda, Toprak Kalkan Tılsımının çizim yolu %50 seviyesinde değişmişti ama yine de tılsım başarılı bir şekilde çalışmıştı. Chen Xi bu konuda nasıl şoka girmezdi?

“Ben… Aslında Toprak Kalkan Tılsımın işaretlerini mi değiştirdim?”

Chen Xi bunu fark ettiğinde aklındaki tılsım bilgisi tamamen ufalanarak yok oldu ve şu anda biraz önceki Toprak Kalkan Tılsımını kendi elleriyle yaptığına inanmaya cesaret edemiyordu.

Bu belirsizlik hissi içerisinde kafası karışmıştı, daha önce nasıl yapıyordu?

Uzun bir süre acı bir hisle düşündükten sonra Chen Xi, bir konuyu hatırladı:

“Kıdemli Fuxi Nehir Diyagramını zihninde canlandırarak sadece Tao’yu kavramak için cennetin sırlarından sonuç ortaya çıkarmakla kalmamış ve Tılsım Tao’su bilgisine güvenerek Gizli Yıldız Âleminden ayrılmamıştı. Ayrıca Gerçek Vücut Damgasını Kıdemli Fuxi ile arkasında bırakmıştı. Acaba bunların hepsi Gerçek Vücut Damgası için mi?”

Kıdemli Ji Yu bir keresinde söylemişti,  Gerçek Vücut Damgası Nehir Diyagramı’nın gerçek özünü barındırıyordu ve bu sayede dün gece Gerçek Vücut Damgasını zihninde canlandırabilmişti. 

Altıncı hissini güçlendirmekle beraber Chen Xi, hemen her şeyin köşkün ustasının arkasında bıraktığı Gerçek Vücut Damgasını bilinç denizinde canlandırmasıyla ilgili olduğunu anlamıştı!

Anlaşılana göre bu zihinde canlandırma metodu sadece ruhu güçlendirmekle kalmıyor, aynı zamanda sessiz bir şekilde Tılsım Tao’sunu kavramaya yardımcı oluyordu.

Chen Xi düşüncelerini sabitleştirdiğinde aniden bir aydınlanma yaşadı ve eline tılsım fırçasını alarak tekrardan tılsım yapmaya başladı.

Zaman aktı gitti ve 3 saat bile geçmeden 30 Toprak Kalkan Tılsımı halkın kullandığından tamamen farklı bir şekilde ortaya çıktı ve normalde kullanılan çizim süresinden 2 saat daha kısaydı!

Koca iki saat! Bu Chen Xi’nin birçok şeyi fazladan yapabilmesi demekti!

Chen Xi’yi asıl mutlu eden şey ise dantianındaki Ruh Özü’nün normalde olandan farklı olarak tamamen tükenmemiş olmasıydı ve şu anda dantianındaki Ruh Özü’nün yarısından fazlası yerinde duruyordu. Bu ekstradan 30 tane daha Toprak Kalkan Tılsımı yapabileceği anlamına geliyordu ve bu da günlük olarak 10 ruh taşı daha fazla kazanmak demekti!

“En iyisi bu tılsımları Zhang amcaya götüreyim ilk olarak. Dün tılsım oluşturmadım ve Zhang amcanın beni nasıl azarlayacağını merak ediyorum…”

Chen Xi derin bir nefes aldı ve karşılaştığı hoş sürprizi sinesine çekti. Sonra da evinden dışarıya çıktı.

Zhang mağazası.

Zhang Dayong tezgâhın arkasında duruyordu. Chen Xi’nin mağazaya girdiğini gördüğü anda sahte bir şekilde köpürerek: “ Çocuk, dün sebepsiz yere nereye kayboldun? Büyüdüğünü ve artık benim için çalıştığını unutup bağımsız bir şekilde istediğini yapabileceğini mi düşünüyorsun?”

Chen Xi’nin kalbine bir parça sıcaklık yayıldı. Geçen 5 yılda eğer Zhang Amca ona göz kulak olmasaydı, ailesinin kalan tüm üyeleri yaşam kaynağını çoktan kaybetmişti.

Beş yıl önce, o sadece basit seviye tılsımların nasıl yapıldığını öğrendi. Onları satmak için her yere gitti ama insanlar onu tek tük kabul ediyordu ve kimse ondan bir şey almak istemiyordu. Sisli Çam Şehrindeki basit seviye tılsım tüketimi aslında muazzam derecedeydi ve satıcılar genelde tılsımları yığın halinde almaya isteklilerdi. Ama o zamanlarda Chen Xi günde sadece 5 tılsım yapabilecek kapasiteye sahipti ve bu durum satıcıların gözüne girmek için çok düşük bir rakamdı.

Şans eseri Zhang Dayong ile tanıştı ve o Chen Xi’nin yaptığı tılsımları market fiyatına satın almaya gönüllü oldu.  Bu şekilde 5 yıl geçti ve Zhang Dayong hiçbir zaman sözünden geri dönmedi. Bu durum Chen Xi’nin Zhang Dayong’a karşı yüksek derecede minnettar olmasını sağladı ve onun için Zhang Dayong, her zaman sözünden dönmeyen, güvenilirliği hak eden kıdemli bir insandı.

“Zhang amca, bunlar bugün için. 30 tane Toprak Kalkan Tılsımı.” Chen Xi tılsım yığınını çıkardı ve onları verdi.

Zhang Dayong gülerek onu azarladı: “Konuyu değiştireceğini biliyordum çocuk.

Konuştuktan sonra tılsım yığınını aldı ve onlara bir kere bile bakmadan tezgaha koydu. Daha sonra 10 ruh taşı çıkarttı ve Chen Xi’ye vererek şaka yaptı: “ Çocuk çoktan 5 yıl oldu. 2. Seviye tılsımları ne zaman yapmayı planlıyorsun?”

Chen Xi cevapladı: “ Ben onları yapmayı çoktan beridir istiyorum ama kitap alacak paraya sahip değilim.”

Zhang Dayong normalde şaka yapıyordu ama Chen Xi’den böylesinde ciddi bir cevap almayı beklemiyordu. Aldığı cevap üzerine bir kahkaha patlattı: “O zaman yapacağın 2. Seviye tılsımları bekleyeceğim. Senden yapabildiğin kadarını güzel bir fiyata alacağım.”

Chen Xi’nin kalbi karşılaştırılamaz bir şekilde sıcaktı ve Zhang Dayong’un yapmacık olmayan gülüşüne baktı ve kafasını ciddiyetle salladı: “ Tamam, en kısa sürede bu konuda ustalaşacağım.”

Chen Xi 10 ruh taşını ve yeşim kapaklı kitabı aldıktan sonra döndü ve ayrıldı.

“Uğursuz sonunda gitti…” Bir tılsım çırağı tezgâha doğru ilerledi ve bir tane Toprak Kalkan Tılsımı aldı ve yüzsüzce sırıttı. Tılsım işaretlerinin yapısını gördüğünde istemsizce şaşırdı. “Zhang amca, bu Toprak Kalkan Tılsımı mı?

“Kokuşmuş çocuk, yarım aydan fazladır burada çalışıyorsun, hala Toprak Kalkan Tılsımını nasıl bilmezsin? Eğer sıkı çalışmazsan burada işin biter ve basıp gidersin!” Zhang Dayong onu haşlarken kaşlarını çatmıştı. Ancak tılsım kâğıdına doğru baktığında istemsizce dili tutuldu.

Neredeyse 30 yıldan beri işlettiği bu mağazada birçok çeşit basit tılsım eline geçmişti ve bunlar yüzden az değildi. Bu yüzden Zhang Dayong’un gözleri çoktan karşılaştırılamayacak şekilde keskinleşmişlerdi. Pratik olarak bir anlığına, önünde duran Toprak Kalkan Tılsımının üzerindeki tılsım işaretlerinin tamamen değiştirilmiş olduğunu fark etti.

“Acaba bu çocuk, Chen Xi, hilekâr olmayı öğrendi ve beni aldatmaya mı çalışıyor?”

Zhang Dayong’un içini huzursuz bir his kapladı. Geçen yıllarda bazı tılsım öğrencileri zeki olduklarını düşünüp küçük hilelere başvurmuştu ancak bu durum Zhang Dayong’un gözünden nasıl kaçardı? Zhang Dayong bu insanlardan sahtekârlığa başvurdukları için son derece tiksiniyordu. Bu yüzden onlara bir dakika bile acıma göstermeden mağazasından kovuyordu.

Şimdi ise en çok güvendiği çocuk ona bunu yapıyordu. Zhang Dayong bunu kabullenemiyordu ve yüzü kasvetli bir hal almıştı.

Alışılmadık manzara tezgâhın yanında duran diğer insanlarında dikkatini çekti ve kalabalık oraya doğru toplanmaya başladı.

“Oh! Bu Uğursuz Chen’in yaptığı Toprak Kalkan tılsımı mı? Neden ona her baktığımda bir öncekinden daha sahte gözüküyor?”

“Bana da öyle gözüktü. Toprak Kalkan Tılsımı bu şekilde yapılmıyor. Üstteki Tılsım işaretleri olması gerekenden tamamen farklı ve yanlış… Bu Chen Xi çok ileri gitti!”

“Kesinlikle! Zhang amca yıllar boyunca ona ilgi gösterdi ama Chen Xi ona minnettar olmayı ve karşılaştığı nezaketi geri ödemeyi bilmiyor. Sahtekârlığıyla başkalarını aldatmaya çalışıyor. Bu kesinlikle terbiyesizce!”

Tartışmaların uğultusu artmaya başladı ve insanlar yüzlerinde, Zhang Dayong’un yaşadığı talihsizliğin yüzüne vurmasının keyfini çıkarıyordu.

 

Zhang Dayong’un yüzü zaman geçtikçe daha da çirkinleşti ve kalbi büyük derecede acıyordu. Çoktan karar verdi. Eğer yarın Chen Xi onu tatmin edecek bir cevap vermez ise, Chen Xi ile olan ilişkisini tamamen kesecek ve bir daha asla onun yaptığı tılsımlardan almayacaktı.

“Bir bakalım!” Vadide öten bir kuş sesine benzeyen bir ses etrafa yayıldı ve basit elbiseli genç kız kalabalığın arasından geçti. Sevimli bir tipi vardı ve teni kar gibi bembeyazdı. Görünüşü çok tatlıydı ve çok güzeldi. Ortama girdiği gibi herkesin ilgisini çekmeyi başarmıştı.

Not: Bölümleri daha hızlı okumak isterseniz, Novel Günleri sitemize bekleriz.



Bu bölümde emeği geçen; çevirmen ve düzenleyici arkadaşların
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.




14   Önceki Bölüm  Sonraki Bölüm   16 

DISQUS - Mangaya Ait Yorumlar

*Not: Yorum Yazmadan Önce;

  • Spoiler,
  • Küfür, siyasi ve seviyesiz yorumlar,
  • Seriyle alakasız link paylaşımları yasaktır.
  • Seriyi çeviren gruplar harici site reklamı yapanlar sınırsız uzaklaştırılacaktır.



  • 14   Önceki Bölüm  Sonraki Bölüm   16