Bölüm 123
Ekaterinanın yatak odasının kapısı Kai tarafından tekmelenerek açıldı. Patlamayla kapı kenara çarptı ve menteşeleri yerinden çıktı.
Ekaterina belirli bir saatten sonra evinin etrafında birilerinin olmasını sevmezdi bu sebeple kimse onları konağa girerken görmedi.
Ekaterina Kai’nin kucağında güçsüz bir şekilde yattı. Güçsüz olma hissinden nefret etse de şuan yüzü kızarmış durumdaydı fakat Kai’i kasıtlı olarak lanetlemeye ve küfretmeye devam etti.
Kai kapıyı tekmeleyince ürkek bir tavşan gibi sıçradı. Kai onu acımasızca yatağa attı, eğilip öpmek istedi ama Ekaterina tereddütsüz başını çevirdi.
“DEFOL!“ diye bağırdı.
Kai gülümsedi ve saf beyaz elbisesini parçaladı. Ekaterina titredi ve hemen bacaklarını sıkıca kapattı, Kai’i engellemeye çalıştı. Oyunculuk yapsa da Oscarlık bir performans sergilediğine şüphe yoktu fakat aklı neredeyse durmak üzereydi.
Çok heyecanlıydı ayrıca bu vahşi durum ona açıklanamaz bir heyecan veriyordu. Kai güçsüz Ekaterinanın kollarını tamamen görmezden geldi ve beyaz elbisesini parçaladı. Altında süt beyazı bir sütyen ve iç çamaşırı vardı.
Kai bilinçsizce yutkundu. “Çok güzel...“ diye mırıldanmadan edemedi. Ekaterina öfkeyle bağırdı ama başı yana dönük gözleri titriyordu. Yanakları kıp kırmızıydı.
“KAİ! HAYVAN!“ Öfkeyle söyledi ama cümlesi bittikten sonra dudaklarını ısırdı.
“Gerçekten bir hayvan olabilirim.“ Kai sırıtarak söyledikten sonra hızla kıyafetlerini çıkarttı. Ekaterina sahte bir korkuyla titredi, aceleyle Kaiden kaçındı, yatakta geri süründü. Bu güçsüz ve kontrolsüz olma hissi çok rahatsız edici olsa da Kai’nin şehvetli bakışları vücudunu ateşe vermişti.
“Gelme! Kai!“ dedi hemen sesi yumuşadı güçsüzleşti. Kai ayak bileğini yakalayıp kendisine çekti ve usta bir hareketle onu ters çevirdi. Ekaterina bir anda tavana bakarken yatağın yüzüne dönünce afalladı.
“Bu çok ustalıklı...“ diye düşünmeden edemedi.
Kai Ekaterinanın şekilli kalçalarına bakınca yutkundu. “Luna dan bile iyi görünüyor...“ diye düşünmeden edemedi. Ekaterina Runik Kıtasında ki en büyük güzelliklerden birisidir, yıllar üstünde neredeyse etkisidir. Kai’nin eşleri arasında hiç birisi Ekaterina ile vücut bakımından rekabet edemez.
En önemlisi Ekaterinanın olgun mizacıdır, aynı olgunlaşmış büyük pembe bir şeftali gibi tatlı ve sulu görünüyordu. Ona bakan herkesin ağzı sulanırdı.
Kai’nin yüzünü görmese de kavurucu bakışlarını hisseden Ekaterina titredi. Bir kaç sahte küfür ve azar salıverdi. Kai her zaman ki gibi hava muamelesi yaptı.
Sonra Kai’nin eli kalçalarına dokunduğu anda Ekaterina elektrik verilmiş gibi baştan ayağa titredi.
Aceleyle Kai’i tekmelemeye çalıştı, kendisini sıktı ama Kai bir avuçla iç çamaşırını parçaladı. Şekilli ve büyük kalçaları havaya maruz kalınca Ekaterinanın beyni boşaldı.
“Sen... Dur...“ dedi sonra yutkundu. Çok utandı ama aynı zamanda çok heyecanlıydı. Bu vahşi durum ona akıl almaz bir haz veriyordu. Güçsüz ve kontrolsüz olma hissinden nefret etse de bu genellikle güvenlik sebebiyleydi. Kai’nin ona asla zarar vermeyeceğini bildiği için bu güçsüzlük durumu ona yep yeni bir deneyim getirdi. Kontrol edilme ve itaatkar olma hali ortaya çıkınca Ekaterina’nın aklı on yıllar öncesine döndü.
Henüz saf ve masum olduğu dönemlerde çok enerjikti. O zamanlar göklerin kibirli kızı değil sadece mutlu bir kızdı.
Şimdi bu güçsüzlük hali ona tekrar o halini hatırlattı.
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.