Bölüm...
Action, Drama, Harem, Novel, Türkçe Novel

Bölüm 124

Flada Zelong
Yazar: salepsever Grup: : Bağımsız Okuma süresi: 3 dk Kelime: 675


Kai ayağa kalkıp arkasını döndü. Belki de tesadüf aynı anda bir rüzgar esip cübbesinin eteğini havalandırdı. Parlak güneş arkasında parlarken eşsiz yakışıklılığı yeni gelişen olağan üstü mizacıyla birleşti.


Ona bakanlar aniden ibadet etme dürtüsüne sahip oldu. Kai’nin hayranlık uyandıran görünüşü öylesine etkindi ki Luna bile ister istemez yutkundu.


Kai hafif gülümsedi, çok memnundu sadece Ekaterina’yı elde etmekle kalmadı ayrıca Sanat Niyetini yoğunlaştırıp Sanat Alanını kurdu. Bu Runik Kıtasında son on bin yıldır görülmeyen bir başarıydı.


Fakat Kai gülümseyince Luna, Padme ve Nana’nın yüzleri aniden kızardı. Bakışları tutkulu ve ateşli hale geldi. Padme dayanamayıp dudaklarını yaladı, şuan Kai’nin üstüne atlayıp kıyafetlerini parçalamak istedi.


Bu eşsiz mizaç değişimi olağan üstüydü. Kai Sanat Alanını tamamen bedenine çektikten sonra tamamen olgunlaştı ve İmparator Aurası kutsal bir auraya dönüştü.


Kai’nin mevcudiyeti aniden kutsallık kazanmıştı özellikle temiz ve saf büyük kahverengi gözleriyle birleşince herhangi bir kadının ona karşı koyması imkansızdı.


“Majestelerini tebrik ederiz...“ Aynı anda pek çok kişi eğildi ve Kai’i tebrik etti. Kai gülümseyip teşekkür etti.


Mızrak Hükümdarı Kai’e doğru yürüdü. Sırtı dik sakalları uzun ve sivriydi bakışları her zaman ki gibi keskindi. Kai Mızrak Hükümdarına saygı ve huşuyla baktı.


“Büyükbaba Mızrak.“ dedi gülümseyerek.


“Evlat yine ortalığı karıştırdın...“ dedi Mızrak Hükümdarı Kai’nin omzuna elini atıp gururla okşadı. Kai’i dört yaşından beri tanıyordu ona Mızrak kullanmayı öğretti yarı öğretmeni sayılırdı.


Sadece başlangıçta Ekaterina ve Mızrak Hükümdarı ayrı kamplardaydı. Bu sebeple Kai ona öğretmen olarak tapınmamıştı ama asla saygısını ve sevgisini kaybetmedi.


“Büyükbaba Mızrağın öğretisi sayesinde başardım.“ dedi Kai saygılı bir tonda.


“Haha... Ağzın hala iyi laf yapıyor. Şimdilik dinlen sonra görüşeceğiz.“ dedikten sonra Mızrak Hükümdarı ayrıldı.


Kalabalık dağıldıktan sonra Kai’nin gözleri birisini aradı ama bulamadı. Hayal kırıklığına uğrasa da eskisi gibi etkisi büyük değildi.


Kai bakışlarını geri çektiği anda ona uçan bir beden gördü. Bilinç altında kollarını açtı ve yumuşak dolgun bedeni kollarına aldı.


Bu kişi Padme den başkası değildi, Bacaklarını Kai’nin beline doladı ve dudaklarını dudaklarına bastırıp öptü.


Kai bir anlık şaşkınlıktan sonra karşılık verdi. Padme her zaman ki gibi umursamazdı, gündüz veya gece, içeride veya dışarıda asla umursamadı ama Kai biraz kendisini geri çekti.


Padme biraz kayıpla mavi mor gözlerini Kai’e dikti. Kai Padme’nin büyük ve yumuşak kalçasını nazikçe okşayıp kucağından inmesini işaret etti.


Padme isteksizce inse de Kai’nin kolunu kaçmasından korkarmış gibi iki eliyle tuttu ve kasıtlı olarak Göğüslerinin arkasına yerleştirdi.


Kai acı acı gülmekten başka bir şey yapamadı.


Luna ve Nana yavaş adımlarla önüne geldiğinde. İkisinin bakışlarının da Padme gibi olduğunu görünce afalladı.


“Yüzümde bir şey mi var?“ Kai utanarak yüzüne dokundu. Nana ara sıra ona böyle tutkulu bakışlar atsa da Luna kesinlikle yapmayacaktı fakat şimdi Luna Padme den farklı görünmüyordu. Adeta onu yemek istiyor gibiydi.




Bu bölümde emeği geçen; çevirmen ve düzenleyici arkadaşların
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.


Ayar kaydedildi