Yukarı Çık




19   Önceki Bölüm  Sonraki Bölüm   21 

           
**20. Bölüm: Onun Evindeki Küvette**


“Masa-kun, suyun sıcaklığı iyi mi?“


“E-Evet, gayet iyi.“


“İşler nasıl bu noktaya geldi?“


Yağmurlu bir günde okul çıkışı. Chinatsu-chan ile aynı şemsiyenin altında eve gidiyordum.


Yolda... Kamyon lastikleri üzerime su sıçrattı. İliklerime kadar ıslandım. Beni o halde görmeye dayanamayan Chinatsu-chan beni evine davet etti ve şu an onun evinde banyo yapıyordum.


Şu halime bak, şaka gibi!


“Sorun ne, Masa-kun? Bir terslik mi var?“


“Y-yok hayır, sorun yok. O yüzden sakın kapıyı açma!“


Onun evindeki banyoda çırılçıplaktım. Chinatsu-chan ise hemen oracıkta, soyunma odasındaydı. Düşününce, bu kadarı kalbime fazlaydı.


“Ben oturma odasında bekliyor olacağım. Masa-kun, lütfen güzelce ısınmana bak.“


Bu sözlerle uzaklaştı.


Artık yalnız kaldığıma göre düşüncelerimi toparlayabilirdim. Omuzlarıma kadar küvete girmeyi akıl ettim.


“Haaah~“


Vücudum ısındı. Rahatladıkça, Chinatsu-chan’ın evine geldiğimden beri olanları hatırlamaya başladım.


Doğru ya. Chinatsu-chan’ın evine vardığımda ailesi evde değildi... Benim gerginliğimin aksine, Chinatsu-chan beni tereddütsüz banyoya götürdü.


“Kıyafetlerini çıkar da yıkayayım,“ dedi, ben de çıkardım ve o an dank etti.


Hayır! Kendim çıkardım. Chinatsu-chan beni soyunurken görmedi!


Sesim banyoda yankılandı; muhtemelen ağzımı hiç açmamam gerekiyordu, utançtan yerin dibine girdim.


Artık sınırdaydım. Sadece ilk kez evine gelmiş olmak bile beni gererken, küvette olma durumu ve diğer şeyler kafamı iyice karıştırmıştı.


Banyoya girdiğim andan itibaren su zaten sıcaktı. Muhtemelen yağmurda ıslanabilecek kızı için suyu ısıtan annesiydi.


Eğer öyleyse, eve gelir gelmez Chinatsu-chan girecekti. Hayır, öyle olmasa bile, bu onun her gün kullandığı banyoydu.


Her gün burada yıkanıyor... Küvette uzanıp rahatlarken beni düşünüyor...


*Ahh, buradayken gözümün önünde Chinatsu-chan’ın banyo sahnelerinin canlanmasına engel olamıyorum...*


Çıkma zamanı.


Banyodan çıktım ve uyuyakalmadan üzerimi değiştirdim. Yedek kıyafetler Chinatsu-chan’ın babasına aitti. Kendimi garip bir şekilde gergin hissettim.


“Masa-kun, iyice ısındın mı? Al bakalım, bu zencefil çayı.“


Oturma odasına gittiğimde, Chinatsu-chan benimle nazikçe ilgilendi.


Bir fincan sıcak zencefil çayı aldım. Taze demlenmişti ve dumanı üstündeydi.


“Biraz soğuyunca içmek daha kolay olur diye düşünmüştüm ama sanırım zamanlamayı tutturamadım.“


“Benim dilim sıcağa dayanıklıdır, sorun yok. Yoksa sen sıcak şeyler yiyip içemiyor musun, Chinatsu-chan?“


(Ç/N: Orijinal metinde “kedi dilli“ ifadesi geçiyor, Japoncada sıcak yiyecek/içecek tüketemeyenler için kullanılan bir deyimdir.)


“Ç-Çok sıcaksa ağzın yanabilir.“


“Haklısın...“


Onun bu sevimli endişesi hem kalbimi hem de vücudumu ısıttı.


Zencefil çayını bitirdikten sonra Chinatsu-chan bombayı patlattı.


“Üniformaların kuruması biraz sürecek, o zamana kadar odamda beklemeye ne dersin?“


“Eh!?“


Chinatsu-chan’ın bu kadar doğal bir şekilde yaptığı davete şaşırmamak elde mi? Mümkün değil!


“Odana girmem sorun olmaz mı, Chinatsu-chan?“


“Şey... Burada kalsak bile yapacak bir şeyimiz yok zaten.“


“Hayır, mesele yapacak bir şey olup olmaması değil ki?“


Odasına bir erkeği almaktan rahatsız olup olmadığını sormak istedim. Tam olarak bunu sormak istedim ama hiçbir şey söylemedim.


“Peki madem...“


Bu durum oldukça işime geliyordu. Chinatsu-chan’ın odasına bu kadar çabuk girebileceğimi ummamıştım ama bu tatlı bir sürpriz oldu.


Hava durumu, yani yağmur, bana mutluluk getirmişti. Yağmur mevsiminden nefret ederdim ama sevdiğim tek an bu oldu.


Arada sırada sırılsıklam olmak fena fikir değilmiş. Chinatsu-chan beni odasına götürürken onu takip ettiğim sırada, içim olmaması gereken beklentilerle dolup taşıyordu.

Bu bölümde emeği geçen; çevirmen ve düzenleyici arkadaşların
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.

19   Önceki Bölüm  Sonraki Bölüm   21