İmalar, damganın Gelişim Komutlar’ını Aşan bir Güç’le Bilinc’ine baskı yaparken, ifadesi ağırlaştı.
Onunla bağlantılı mı? Sonsuzluklar’la mı?
Alex’in aklına gelebilen tek kişi Osmont’tu.
Bu şey Osmont’u mu istiyordu?
Bu İlkel Mimar, bizzat Horus’a benzeyen bu Zırh’lı dehşet, Alex’in BU Infiniverse’de geçirdiği zaman boyunca bağlantılı olduğu Sonsuzluklar’ın Köken’ini avlıyordu.
Alex bu Kâdim Varoluş’a meydan okurcasına baktı.
Gözleri, Zoraki Gelişim’inin söndüremeyeceği bir inançla alev alev yanıyordu.
“Sonsuzluklar hakkında hiçbir şey bilmiyorum.“
Sesi her şeye rağmen istikrarlı çıktı.
“Bilseydim bile, Horus ile aynı olan bir şeyle kesinlikle paylaşmazdım.“
...!
Bu görkemli ve meydan okuyan sözler üzerine, Zırh’lı İlkel Mimar’ın Zırh’ı mümkün olmaması gereken bir şey yaptı.
Gülümsedi.
Platin plakalar yer değiştirdi ve hiçbir yüz hattının bulunmaması gereken bir yerde eğlenmişliği gösteren bir Konfigürasyon hâlinde kendilerini yeniden düzenlediler. Vizör kıvrıldı. Miğfer’in Yapı’sı büküldü. Bizzat Zırh’ın kendisi, Varoluş’un İradesi’ne yanıt veren Metalik Proto-Madde aracılığıyla duygu ifade etti.
“Küçük adam.“
Ses, önceki Ağırlığ’ıyla çelişen bir sıcaklık barındırıyordu.
“Horus artık seni Sonsuz’a dek bağladı. BU Varoluş’un İkinci Ölçeği’nin başlarında olan biri bile seni ondan kurtaramaz.“
Çekiç tekrar yer değiştirdi.
“Ama ben? Ben yapabilirim. Horus ile konuşabilirim. O ve ben, oldukça eskiye dayanırız.“
Gülümseme genişledi.
“Ne diyorsun? Bu Sonsuzluğ’un Köken’ine karşılık senin özgürlüğün.“
Bir duraklama.
“Ve oh, söylemeyi unuttum. İstediğim şeyi senden çok ama çok acı verici bir şekilde de çekip, alabilirim.“
Çekiç hafifçe kalktı.
“Peki, seçimin ne olacak?“
...!
Alex meydan okuyarak dişlerini sıktı.
Gözleri, Salt Öfke’yi Aşan bir duyguyla kızardı!
Hüsran, Keder ve Öfke. Kendisine, bir zamanlar ona sığınak sunan birine ihanet etmek ile acıyı Sonsuzluklar’a kadar sürdürebilecek bir Canavar’ın elinde acı çekmek arasında seçim yapmak zorunda bıraktığı için bizzat Varoluş’un kendisine karşı bir Öfke.
Ama hiç gözyaşı dökmedi.
Bu şeye o tatmini yaşatmayacaktı.
Osmont’u düşündü.
Alex BU Infiniverse’den ayrıldığında seçimini yapmıştı.
Osmont’un gölgesi yerine kendi Yol’unu seçmişti ama bu, hiçbir şeyi yokken ona bir yer sunan Adam’a ihanet edeceği anlamına gelmiyordu.
Bilinmeyen Çağlar’dan bu yana ilk kez Alexander Asmodeus, bir İlkel Mimar’a bakıp, başka hiç kimsenin söylemeye cüret edemediği sözleri söyleyen İlk Varoluş oldu.
“Siktir... Git.“
...!
BOOM!
Kelimeler, Alex’in Derinliğ’indeki bir Varoluş’un üretebileceği Şey’i Aşan bir Ağırlık’la BU Çorak Topraklar boyunca yankılandı!
...!
Zırh’lı İlkel Mimar’ın gülümsemesi muazzam bir hâle geldi.
Platin plakalar, önceki gülümsemeyi ölçülü gösterecek gerçek bir haz ifadesine bürünecek şekilde kendilerini Yeniden Düzenlediler. Vizör daha da kıvrıldı. Miğfer’in Yapı’sı; Beklenti’yi, heyecanı ve sıradaki şeye duyulan hevesi sergileyen bir Konfigürasyon’a büküldü.
“O... Yol’u seçmeni umuyordum.“
Ses, vaat ettiği şeyin dehşetiyle çelişen bir neşe barındırıyordu.
“Bu, işleri çok daha heyecan verici kılıyor.“
...!
Bir sonraki Ân, BU Çorak Topraklar boyunca Yıkım çiçek açtı!
Zırh’lı İlkel Mimar, üreteceği Yıkım’ı yalanlayan sıradan bir hareketle Çekic’ini salladı. Silah, Alex’in Mutlak algısının zar zor takip edebileceği bir Hız’la Varoluş’u yarıp, geçti; Yoğunlaştırılmış Metalik Proto-Madde’den oluşan Baş’ı, ardında Farklılaşmamışlık izleri bırakıyordu.
Dalga, Alex’in arkasındaki her şeye çarptı.
İradeler’i dışında Gelişim gösteren, Horus’un amaçlarını körüklemek için Varoluşlar’ı yanan, alınlarındaki damgaları Kızıl bir ışıkla alev alev yanan tüm o Erken Yaratıklar, hepsi Ân’ında parçalanarak, yok oldu!
Meditatif pozisyonlarda oturan, Derinlikler’i kendi Çabalar’ıyla asla ulaşamayacakları Yükseklikler’e ulaşan, Bilinçler’i bir başkasının İradesi’ne hizmet eden Bedenler’in içine hapsolmuş tüm Yaşayan Elementaller, hepsi Ân’ında parçalanarak, yok oldu!
Arkalarında duran BU Tezgâh’ın açılmış Sığınağ’ı; Alex onu kırıp, açmadan önce Varoluşlar’ı koruyan o devasa Yapı’sı, Duvarlar’ı, Savunmalar’ı ve Birikmiş Kaynaklar’ı, hepsi Ân’ında parçalanarak, yok oldu!
Farklılaşmamışlığ’ın korkutucu bir Kudret’i, dalganın Dokunduğ’u Her Şey’i Yak’tı!
Hiçbir şey kalmadı.
Ne Bedenler, ne Yapılar, ne de o Alan’da herhangi bir şeyin var olduğuna dair bir kanıt.
Sadece... Alex.
Sadece Alnındaki Damga.
Sadece sevdiklerini içinde barındıran, Gümüş bir ışıkla dönen Enneagram’ı.
Sadece o, tek başına; Artık kendini tutmak için hiçbir nedeni olmayan bir İlkel Mimar ile yüz yüzeydi.
Devasa Zırh’lı Varoluş onun üzerinde belirdi.
Alex’in Formu’ndan Yüzler’ce kat daha büyüktü. Sadece Çekic’i bile onun Boyut’unu, kıyaslamayı saçma kılacak büyüklüklerde Aşıyor’du. Mevcudiyet’i, Bilinc’ini tamamen ezmesi gereken bir Ağırlık’la onun üzerine baskı yaptı.
Ve yine de Alex ona meydan okurcasına yukarı baktı.
Horus’un damgasından dolayı Varoluş’u hâlâ yanıyordu. Gelişim’i İrade’si dışında hâlâ devam ediyordu. Durumu herhangi bir Rasyonel değerlendirmeye göre umutsuzdu. Bir İlkel Mimar ile tek başına, müttefikleri olmadan, kaçış yolu olmadan, karşısında duran şeye anlamlı bir şekilde direnebilecek herhangi bir Güc’ü olmadan yüzleşiyordu.
Ama Osmont’u ele vermeyecekti.
Ona hiçbir zaman ihanet etmemiş birine ihanet etmeyecekti. Bu... O’nun Barış’ıydı.
“GEL BAKALIM ÖYLEYSE!“
Alex, zorlanmadan dolayı çatlayan ama hiç sarsılmayan bir Ses’le Zırh’lı Dehşet’e doğru yukarı haykırdı!
“GEL! HADİ!“
BOOM!
Kelimeleri, Derinliğ’ini Aşan bir meydan okumayla BU Çorak Topraklar boyunca yankılandı.
O küçüktü.
Üzerinde beliren Canavar’a kıyasla o kadar küçüktü ki.
Yol’unu şekillendiren Güçler:e kıyasla o kadar küçüktü ki.
Artık Gözlemlenebilir Varoluş boyunca hareket eden Kâdim Varoluşlar’a kıyasla o kadar küçüktü ki.
Ama tam şu anda BU Çorak Topraklar üzerine düşürdüğü gölge Akıl Almaz Derece’de uçsuz bucaksızdı.
Bir İlkel Mimar ile onun kadar küçük birinin... Bu anda neredeyse aynı büyüklükte görünmesi gülünç bir tezatlıktı.
Neredeyse!
Zırhlı İlkel Mimar Çekic’ini kaldırdı.
Ve Alex bakışlarını kaçırmadı.
Bu bölümde emeği geçen; çevirmen ve düzenleyici arkadaşların
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.