Bölüm 11
Kahvaltı gürültülü bir şekilde başladı. Kai Raven Padme’nin bu kadar çok anlatacak şeyi nasıl biriktirdiğini bile bilmiyordu ama zaten buna alışmıştı. Padme konuşmayı severdi yüzünde her zaman bir gülümseme olur parlak mor mavi gözlerle Kai Ravene bakarak konuşurdu.
Yaklaşık yarım saat sonra masa da neredeyse yenilecek hiç bir şey kalmayınca ikisi de arkasına yaslandı. “Küçük Kardeşin iştahı çok büyük.“ Padme gülümseyerek abartılı bir tonda söyledi.
“Kız Kardeş Padme de son zamanlarda iştahlı.“ dedi Kai Raven. Padme’nin yüzü hemen düştü ve “Bana şişko mu diyorsun?“ dedi sert bir tonda. Bir kadın çocuk bile olsa hala inanılmaz bir hızla yüz halini ve ruh halini değiştirme kabiliyetine sahipti.
Kai Raven afalladı hemen sonra “Hayır. Hayır Kız Kardeşim çok güzel.“ dedi aceleyle.
“Gerçekten güzel miyim ?“ Padme’nin yanakları kızardı büyük gözleri beklentiyle dolu Kai Raven’e baktı. “Kız Kardeş Kutsal Papa dan sonra gördüğüm en güzel kişi.“ dedi Kai Raven.
Padme’nin yüzünde büyük bir gülümseme oluştu. Ustasından sonra en güzel olmayı umursamadı. “Küçük Kardeşte gördüğüm en yakışıklı kişi.“ dedi Padme utanarak başını eğdi. Kai Raven gülümseyerek karşılık verdi.
“Kız Kardeş Padme bugün aylık turnuva günü değil mi?“ dedi Kai Raven konuyu değiştirme maksadıyla. Padme başını kaldırdı ve karşılık verdi. Yanakları hala biraz kızarık gözleri hafif sulu ama çok tatlıydı.
“Evet küçük kardeş. Bugün turnuva var ve ben kesinlikle bu sefer kazanacağım.“ dedi Padme. Sözlerine devam etmese de beklentiyle Kai Raven’e baktı. Kai Raven Padme’yi çok iyi tanıyordu. O beklenti dolu bakışlar davetle doluydu.
“O zaman seni desteklemek için geleceğim.“ dedi Kai Raven.
“Küçük kardeşim en iyisi.“ dedi Padme öne çıktı ve Kai Raven’in yanağına büyük bir öpücük kondurdu. Padme hemen ardından aceleyle geri çekildi yüzü elma gibi kızarmış gözlerinde huzursuz bakışlar vardı. Kai Raven’nin yanakları da hafif kızardı ve aptal bir ifadeyle gülümsedi.
Kai Raven çaresiz hissetti. Padme her zaman umarsızdı ama konumunda farkındaydı. Kai Raven dışında her zaman Kutsal Papanın çırağıydı ve bu unvan çok baskındı. Onunla temas etmek isteyen çok az kişi vardı ve olanlarda her zaman saygılıydı.
Nihayetinde hiç kimse her an kırmaktan korkacağı bir arkadaşa sahip olmak istemezdi ve bu arkadaş kırılırsa ailenize bir felaket getire bilir.
Böylece Kai Raven, Padme’nin mutluluğunu gösterdiği kişiydi.
Yemekten sonra Kai Raven banyoya gitti, ellerini yıkayıp dişlerini fırçaladı ve banyodan çıktı. Padme’yi bir süre beklemesi gerektiğini biliyordu.
Neyse ki Padme’nin hala öz farkındalığı vardı ve uzun süre bekletmedi ama yanakları düşük bakışları biraz kızgındı.
“Kız kardeş sorun nedir?“ diye sordu Kai Raven.
Padme somurtarak Kai Raven’e baktı.
“Aynada saçıma bakınca fark ettim. Bu sabah saçlarımı taramadın.“ dedi. Kai Raven duraksadı sonra bunu gerçekten yapmadığını fark etti.
Geçmişte Padme Akademi ile Papalık Sarayı arasında gidip geliyordu bu sebeple hazırlığı hizmetliler tarafından yapılıyordu ama son zamanlarda ikisi birlikte yaşıyordu ve Padme şımarıklığı ile Kai Raven’in saçlarını taramasını sağlamıştı.
Padme ne kadar şımarık ve buyurgan olsa da Kai Raven’in bu hayatta sevdiği iki kişi vardı. Birisi Kutsal Papa Ekaterina ve diğeri şüphesiz Padme idi. Ayrıca Runik Mızrak İmparatorunu da seviyordu lakin aralarında Ekaterina sebebiyle her zaman bir mesafe vardı.
Ekaterina Kutsal Papaydı ama Runik Salonuyla uyumlu değildi. Runik Salonu Runik Tapınağının savaş gücünün saklandığı yerdi, Runik Salonun başında önce ki neslin Kutsal Papası mevcut Runik Kıtasının en güçlü uzmanlarından birisi vardı.
Şüphesiz muazzam bir ağırlığı vardı. Kai Raven Runik Tapınağının ortak kişisi olarak kabul edildi, Aziz Oğul unvanı bunun kanıtıydı ama Padme doğrudan Kutsal Papanın çırağıydı, varlığı Ustasından ayrılmazdı bu sebeple de Runik Salonun istenmeyen kişiler listesindeydi.
Temelde Ekaterina ve Padme’nin Runik Salonuyla arasının iyi olmaması sebebiyle Kai Ravende Runik Mızrak İmparatoruna kalpten mesafesini korudu.
Zaman akan bir nehir gibidir. Masumiyet zamanları bir gün geçer ve geriye soğuk bir yetişkinlik hayatı kalır. Özellikle Runik Kıtasında Runik Ustalarının varlığı ölümün günlük hayattan ayrılmayacağının teminatıdır.
Kai Raven çocuk olsa da çok okumuştu bu sebeple safça iyiliğin ve kötülüğün ayrımına inanmadı. Önemli olanlar menfaatlerdir ve menfaatler yeterliyse vazgeçilme tehdidi asla kaybolmaz.
Padme’nin yeteneği ile Runik Salon için tehdit oluşturmaması imkansız ayrıca Padme’nin yeteneği ile Aziz Kız adayı olması pek ala mümkün ayrıca Kai Raven ile arasında ki ilişki, Runik Kıtasının “Çocukluk Aşkı“ kavramına sahip olması sebebiyle temelde Runik Salonun gelecek çıkarları önünde ki en büyük engel Padme den başkası değildir.
Kai Raven bu gerçeklerin farkında olduğu için Padme’nin şımarıklıklarını severek kabul etmekle kalmayıp onu ayrıca şımartmakta zarar görmedi çünkü gelecek kasvetliydi bu sebeple her günün güzel geçmesi önemliydi.
Saç taramak ne kadar zordu ki? Neden bundan rahatsız olacaktı ayrıca Padme’nin ipek gibi yumuşak ve hoş kokulu mor saçları parlak Musgravite rengindeydi. Bu nadir rastlanan hoş görünümlü bir renkti. Ayrıca Taffeeiete mavi renkli gözleri büyüleyiciydi.
Kai Raven Padme’nin saçlarını tararken arada sırada dönüp ona Taffeeite mavi renkli gözlerle bakmasından zevk duyardı. Güzellikleri taktir eden bir kalbe sahipti şüphesiz Padme herhangi bir sanat eseri ve müzikten daha güzeldi.
“Kız kardeş üzgünüm. Bu akşam kesinlikle saçlarını tarayıp hatta öreceğim.“ dedi Kai Raven ciddiyetle söz verirken suçlu bir ifade takındı.
Onları izleyen hizmetçiler gizlice iç çekmekten kendisini alamadı. İki çocuğun sohbeti özünde masumdu ama onların gözünde ikisi gelecekte evlenecek ve çok mutlu olacaklardı. Bu cennette hazırlanmış bir evlilikten farklı değildi. Kalplerinde hayranlıkla birlikte biraz kıskançlıkta vardı.
Padme’nin şansını gerçekten kıskanıyorlardı. Gerçek bir erkeği tanımlamak için düzinelerce şey sayıla bilir ama bunların bir kaç tanesine sahip olanı bulmak zaten kafidir ama Kai Raven neredeyse hepsine sahip bildikleri tek kişidir.
Hizmetliler olanları sessizce izler kalplerinde duygular yaşarken Padme çoktan heyecanla Kai Raven’in koluna sarılmış “Gerçekten mi?“ diyerek büyümüş gözlerle Kai Raven’a bakıyordu.
Kai Raven gülümsedi yanakları hafif kızardı gözlerini biraz kaçırdı. Hizmetçiler gizlice kızardı ve kalplerinde “Çok tatlı.“ diye çığlık attılar.
“Ee... Evet kız kardeş. Geç kalmıyor muyuz ? Gitmeliyiz mi artık ?“ dedi Kai Raven biraz saçmaladı ama saçmalaması ona ayrı bir sempatiklik kattı.
“Ahhh...“ Padme abartılı bir çığlık attı ve Kai Raven’in kolunu bıraktı ama elini tuttu ve “Gidelim... Gidelim geç kalmayalım. Küçük Kardeşime ne kadar güçlü olduğumu göstereceğim.“ dedi Padme.
Kai Raven gülümsedi ve Padme’yi takip etti. Padme evden çıktıktan sonra bile Kai Raven’i çekiştirmeyi bırakmadı.
Her zaman ki gibi tepenin uzağında pek çok kız vardı.
İkisinin el ele çıktığını gördüklerinde hissettikleri şey kıskançlıktı. Sanki kocaları metresiyle önlerinden el ele geçiyormuş gibi hissediyorlardı.
Runik Kıtasında çocuklar erken olgunlaşıyor sözü yalan değildi. Asil veya kırsalda olsun kız aileleri kızlarını erken yaşta evlilik için hazırlamaya başlardı.
Avam aileler kızlarını ev işleri, yemek ve tarla işleri, hayvan ve çocuk bakımı gibi konularda eğitirdi. Asiller ise çocuklarını erdemlilik, müzik ve sanat ile çocuk bakımı ayrıca genel kültür hatta bazı yatak kabiliyetleri öğretirlerdi.
Bu sebeple özellikle kız çocukları Runik Kıtasında genel olarak evliliğin varlığına ve içeriğine erkenden maruz kalırlardı zaten kırsalda 13 ila 14 yaşlarında evlilik normalken Asil ailelerde 15 ila 17 evlilik zamanlarıydı.
Kırsalda bir kız 18 yaşında ve hala evli değilse talip bulması çok zordu. Asil ailelerde de bu yaş 25 civarındaydı.
Elbette kuralları tersine çeviren yada görmezden gelmeyi sağlayan bir faktör vardı ki o da güçtü.
Bir kadın güçlüyse seçme hakkına ve konuşma hakkına sahipti. Yeterince güçlüyseniz Kutsal Papa olmak bile mümkündü.
Kai Raven gibi aşktan habersiz erkek çocukları çok yaygındı. Erkekler evliliğe dair eğitilmezler, çalışmaya dair eğitim alırlar. Bu sebeple evlilik bilinçleri geç oluşur.
Kai Raven aşk vb duyguları hissetmese de Padme’nin yakınlığı yine de sebebini bilmediği bir şekilde yüzünü kızartıyordu.
İkisi yeşil çimenlerde güzel kokulu rüzgarı yararak hızlı adımlarla yürüdüler. Padme sıkıca Kai Raven’in elini tuttu kaçmasından korkarmış gibi. Önden giderken Kai Raven etrafına baktı sonra döndü ve Padmeye baktı. Minyon yüzünü, parlayan tenini yan perspektiften görünen o güzel mor mavi gözlerini, dalgalanan saçlarını fark etti.
Nedenini bilmese bile bu sahnenin hayatında gördüğü en güzel sahne olduğunu düşündü.
Yanakları bilmeden kızardı bir kaç defa göz kırptı ama kulaklarına sadece Padme’nin çınlayan hoş çocuksu kahkahası geldi.
O an Padme den gelecekte ayrılmayacağına kalbinde karar verdi. Bir anlığına yokluğunu düşündüğü anda sonsuz bir karanlığa gömüleceğini düşündü. O şen kahkahalar olmazsa hayatının ne kadar renksiz ve tatsız olacağını hissetti.
Bunu kabul edemezdi.
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.