Bölüm...
Action, Drama, Harem, Novel, Türkçe Novel

Bölüm 12

“Bana Kai de!“
Yazar: salepsever Grup: : Bağımsız Okuma süresi: 3 dk Kelime: 662

Runik Tapınağı Akademisinin düello salonu büyük ve geniştir. Aynı anda içinde bir düzine düello yapıla bilir. Aylık düellolar için büyük bir kompleks bir zorunluluktur.

                             
Padme ile Kai Raven el ele yürüdü. Kalabalık önlerinden çekildi, her yaştan çocuk onlara kaçamak bakışlar attı.

                             
Güzel Padme yakışıklı Kai Raven, Kai Raven bir kız olsaydı Padme den bile güzel olacağı kesindi.

                             
Bu sebeple genel ilgi hala Kai Raven’in üstündeydi ama ara sıra kıskanç bakışlar atanlarda yok değildi.

                             
Kai Raven büyük binaya baktı, Akademiye ilk geldiğinde bu büyük yapıyı görmüştü. Yapının dört köşesinde birer sivri çatılı kule inşa edilmiştir ve kuleler Runik Tapınağının rengi olan yeşil renkliydi. Bunun haricinde yapının kalanı mavi, yeşil, sarı ve kırmızı renklere sahipti. Yoğun beyaz renk yapıyı daha da büyük gösteriyordu.

                             
Bir Orta çağ Şatosunu andırdığını söylemek pek abartı olmazdı.

                             
Kai Raven bu yapıdan bir defa daha etkilendi. İnsan oğlunun sıfırdan başlayıp böyle yapılar çıkartacak zekaya nasıl ulaştığını bir defa daha merak etmişti.

                             
Padme ise gururla göğsünü çıkartmıştı. Kai Raven’in elini tutarken biraz heyecanlıydı ama en çok kıskanç bakışlardan hoşlandı.

                             
Kai Raven’in özelliklerini ondan daha iyi bilen kim vardı ? Nazik, yakışıklı, kibar, sabırlı, sevecen ve eğlenceli Kai Raven Padme için bu hayatta öğretmeninden bile daha yakın olduğu tek kişiydi.

                             
Hayatının kendisi Kai Raven den ayrılamazdı. Ona göre Kai Raven zaten kendi şahsıydı bu sebeple ona ait olana bakanların kıskançlığından gurur duydu.

                             
Sanki kıymetli bir oyuncağı vardı ve herkes onu istiyordu ama kimse layık değilmiş gibiydi.

                             
“Küçük Kar...“ dedi Padme ama Kai Raven kaşlarını çattı, döndü ve “Artık bana Kardeş demeni istemiyorum. Bana Kai de. Sana Padme diyeceğim.“ dedi Kai Raven.

                             
Artık Küçük Kardeş yada Kız Kardeş olarak etkileşim kurmaktan hoşlanmadı. Nedenini bilmiyordu ama bu hitabet onu çok rahatsız hissettirdi.

                             
Padme afalladı, Kai Raven’in ciddi yüzüne baktı. Ciddi olsa bile çok yakışıklı olduğunu düşündü.

                             
Gülümsedi Kai Raven’in elini bıraktı. Kai Raven bir an bocaladı, hata yaptığını ve Padme’yi kırdığını düşündü. Özür dilemeye hazırdı ve ağzını açmıştı ama Padme kollarını Kai Raven’in sağ koluna dolayıp tuttu.

                             
“Kai... Bunu söylemeyi seviyorum.“ dedi Padme’nin yanakları kızardı, masum ve sevimliydi. Kai Raven kızardı başını eğdi ve kısık sesle “Hmm...“ diye ses çıkarttı.

                             
Bazı kızlar Kai Raven’in utangaç yüzünü görünce çığlık atmaktan kendisini alamadı. “Çok tatlı!“

                             
“Tanrım çok yakışıklı.“

                             
“Büyüleyici Prens çok yakışıklı.“

                             
Anında pek çok hayranlık dolu cümle düştü. Kai Raven daha da utandı ve başını eğdi. Parlak kahverengi gözleri yere indi, yüzünün yandığını hissetti ama aklı kollarını sıkıca saran Padme de idi. Padme de utanmıştı ama karakteriyle insanların önünde başını eğmesi mümkün değildi.

                             
Ayrıca Kai Raven ile aralarında iki yaş olsa da Öğretmeninin kişisel eğitimini almıştı. Sadece görünüş olarak yaşıtlarından daha olgun görünmüyordu zihniyet olarakta yaşıtlarından çok daha olgundu elbette olgunluğu aşka dair değildi fakat dünya görüşü de bu durumda işe yarardı.

Bu bölümde emeği geçen; çevirmen ve düzenleyici arkadaşların
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.


Ayar kaydedildi