Bölüm...
Action, Epic, Fantasy, Novel

Bölüm 1

1. Bölüm
Yazar: MRBEKTAS Grup: : Bağımsız Okuma süresi: 12 dk Kelime: 3.021

Bölüm 1
Benim adım Zeke Draker.

Draker klanının doğrudan soyundan geliyorum.

Bu ünlü Ejderha Avcısı ailesi, İmparator’un bile dokunamadığı kıtanın en prestijli şövalye ailesidir.

Başka bir deyişle, bu ailede şövalye olamayan herkes çöp muamelesi görür.

İşte o kişi bendim

Draker klanının doğrudan kan hattında uyanış gerçekleştiremeyen ilk başarısız bendim.

Draker kan hattı için bir geçiş ritüeli olan aurayı uyandıramayan tek kişi bendim.

Üstelik bir şifacı sınıfındaydım, ejderha avcılarıyla tamamen alakasız bir şey.

Bir ejderha avcısı ailesinin doğrudan soyunda bir şifacı sınıfı.

Kötü bir şaka gibi geliyor ama inkâr edilemez bir gerçek.

Doğrudan soyundan gelmeme rağmen, auramı uyandıramadığım için ailede çöpmüşüm gibi davranıldı.

Sonuç olarak, tüm Draker soyundan gelenlerin mezun olmak zorunda olduğu klan akademisinden on beş yaşında atıldım.

Hayatta kalmak ve güçlenmek için kıtayı dolaştım ve yapabileceğim her şeyi yaptım.

Bir bilge bir keresinde şöyle demişti: Sadece gücün peşinden koşarsan sonunda elinde hiçbir şey kalmaz.

Bu tam bir zırva.

Güce sahip olmak, olmamaktan milyon kat daha iyidir.

Gücü olmayanların sonunda ezilmesi ve değerli şeylerinin güçlü olanlar tarafından alınması bu dünyanın gerçeğidir.

Bu yüzden sınırlarımı aşmak ve güçlenmek için mücadele ettim.

O lanet İmparatorluk tazıları olmasaydı, kıtanın en güçlüsü olabilirdim.

Çünkü İmparator’un çaresizce aradığı antik eseri ilk bulan bendim.

Tam olarak ne olduğunu bilmiyordum ama kıtayı fethetmeye takıntılı olan o İmparator’un peşinde olduğuna göre olağanüstü bir şey olmalıydı.

Eseri bulmak için insanın iliğine kadar dondurabilecek kadar soğuk olan Buz Dağları’nda cehennemden geçtim.

Ama zindandan çıkar çıkmaz, o İmparatorluk tazıları ağlarını genişletip peşime düştü.

Bir haftadan fazla kaçtıktan sonra, sonunda Buz Duvarı’nın hemen önünde yakalandım

İki kolumu kestiler ve yerde kıvranışımı izlerken alaycı bir şekilde sırıttılar.

Sonra beni kimin öldüreceğine karar vermek için bir madeni para çıkardırlar.

Dişlerimi sıktım, yerde sürünerek ilerledim, kopmuş sağ kolumu tuttum ve Şifa kullandım.

Kolumu kesen şövalyenin havaya atılan madeni parayla dikkati dağılmışken arkasına sızdım ve boğazını kestim

Böyle bir durumda kopmuş kolumu yeniden birleştirip ayağa kalkabileceğimi asla beklememiş olmalıydı.

Tüm tazıları öldürdüm ama ben de hasarsız çıkmadım.

Karnım ve sırtım kılıç darbeleriyle delik deşik olmuştu.

Bu, Şifa ustasının bile iyileştiremeyeceği bir durumdu.

Karın içine düşmüş kara ejderha heykelini güçlükle aldım.

Antik eserin içinde gizlenen sırları bile çözemeden, soğuk Buz Duvarı’na yaslanıp acı dolu ölümümü bekledim.

Tüm hayatım boyunca gücün peşinden koşmama rağmen, gerçekten istediğim gücü elde edemedim.

Siktir...


Son nefesimi vermek üzereyken, gözlerimin önünde tuhaf yazılar belirdi.

[Güçlü bir irade, kadim gücü uyandırır.]

[Kadim Ejderhanın ruhu, iradeye sahip olanın ruhuna işlenir.]


İlk başta bunun saçmalık olduğunu düşündüm.


[Sistem, Uyanmış olanın için tehlike algılıyor.]


[Acil önlemler devreye giriyor.]


[Kabul ediyor musun?]


Ben burada ölüyorum, acil önlemleri kim umursar.

[Kabul ediyor musun?]


Evet lanet olsun! Kabul ediyorum.

Dinnng!

[Uyanmış onayı doğrulandı.]


[Geri döndürülemez vaat edilmiş güç etkinleştirildi.]


[Geri sayım başlatıldı.]


[5, 4, 3, 2, 1]

***

“-Ve gözlerimi açtığımda, bu haldeydim.”

Zeke aynadaki yansımasına baktı.

Yara izleri ve yanıklarla kaplı yüz gitmiş, yerini siyah saçlı, siyah gözlü, solgun tenli ve narin yüz hatlarına sahip yakışıklı bir genç almıştı.

Otuzlu yaşlarında olan Zeke, en fazla on yaşına geri dönmüştü.

Etrafına bakındı.

’Tanıdık geldiğini düşünmüştüm zaten...’

Bu, küçükken “beşik” olarak kullandığı odaydı.

“Gerçekten zamanda geri mi döndüm?”

Zeke vücuduna baktı.

Karnın derinliklerine saplanan kılıçların hissini hâlâ unutamıyordu.

Ellerine ve ayaklarına baktı.

 ’Ellerim hep bu kadar küçük müydü?’

En önemlisi, ellerinde neredeyse hiç yara izi yoktu.

Kıtayı baştan sona dolaşmıştı ve vücudunda yara izi olmayan tek bir yer bile yoktu.

Zeke saksıyı zorladı.

Bu dünyada ne oldu böyle?

Aniden, Zeke ölmeden hemen önce bilincinde duyduğu sesi hatırladı.

’Ne diyordu... acil önlem mi? Vaat edilmiş güç mü?’

Sözlerin anlamını kavramak zordu.

 “Ve tekrar bu çılgın aileye döndüğümü düşünmek...”

Zeke, on beş yaşında akademiden atıldıktan sonra Draker klanından kaçmıştı.

Ejderha avcısı ailesi, bin yıl önce kötü ejderha Bahamut’un başını uçurarak kıtayı kurtaran Terakan Draker’ın soyundan gelenler tarafından kurulmuştu.

Kıtadaki üç aşkın klandan biriydi ve tüm üyeleri aura ile kutsanmış, aura kullanıcısı olmuştu.

Zeke, o Draker klanının doğrudan soyu olarak doğmuştu.

’Ona Ejderha Avcısı ailesi diyorlar ama burası düpedüz delilerin yeri.’

Zeke, geçmişte burada yaşadıklarını hatırlayınca ürperdi.

Neden bu korkunç geçmişine geri döndüğünü anlayamıyordu.

“Of... Neler oluyor anlamıyorum.”

Tam o anda…


[Yönetim Sistemi yeniden etkinleştiriliyor.]


[Uyanmış’ ın ruh seviyesi doğrulanıyor.]


[%100 ruh eşleşmesi doğrulandı.]


[Kadim Ejderhanın ruhu, seçilmiş Uyanmış’ ın ruhuyla tamamen kaynaştı.]


[Kısmi sistem yetkisi kazanılıyor.]


[Durum penceresi erişimi etkinleştirildi.]


’Bu da ne?’


Gözlerimin önünde harfler belirdi.

[Durum penceresi açılıyor.]


Bir anda, yarı saydam yazılar Zeke’nin gözlerinin önünde belirdi.

[Düşük Seviye Yönetici Durum Penceresi]


İsim: Zeke Draker

Sınıf: Şifacı (Nadir)
Unvan: Kadim Ejderha Tarafından Kutsanmış
Sınıf Yetenekleri: Şifa / Sakin Zihin / Sağlık Yenilenmesi / Gelişmiş Duyular
Aktif Yetenekler: Hassas Saplama [E-seviye (Başlangıç)] / Parçalama [E-seviye (Başlangıç)] / Kritik Darbe [D-seviye (Başlangıç)]
Ejderhamsı Yetenekler: (Kullanılamıyor- Açmak için 10 Karma Puanı gerekli)
Mevcut Karma Puanı: 0

Zeke gözlerinin önünde beliren yazıları inceledi.
Eliyle dokunmayı denedi ama dokunamadı. Gerçek bir şeyden ziyade büyüyle oluşturulmuş bir görüntü gibiydi.
Durum penceresinin içeriğini okudu.

“-Şifacı sınıfı mı?”

Uzun zaman önce ustasından öğrendiği antik bilgileri hatırladı.
Ustası, antiklerin sınıfları potansiyellerine göre ayırdığını ve teknikleri buna göre geliştirdiğini söylemişti.

’Sınıfa ve yeteneklere bakılırsa, bu antik eserle bağlantılı gibi görünüyor.’
Zeke sınıf yetenekleri bölümündeki “Şifa” kelimesine baktı ve inanamayarak bağırdı,
“-Şifa!”

Eli anında beyaz bir ışıkla kaplandı.
Zeke irkildi.
“-Yeteneğimi şimdiden mi uyandırdım?”

Önceki hayatında şifa yeteneğini yirmi yaşını geçene dek uyandıramamıştı.
Hâlâ Şifa kullanabildiğini görünce, önceki hayatındaki yeteneklerinin korunduğunu anladı.

“-Şifayı uyandırdıysam, o zaman belki...?”

Zeke gözlerini kapattı ve odaklandı; mana, karın boşluğunun etrafında hareketlenmeye başladı.
Zeke’nin gözleri faltaşı gibi açıldı.

“-Eter salonum açılmış.”

Draker ailesinin Gizli Ejderha Avcısı Tekniği, yalnızca aura uyandırıldıktan ve alt dantian açıldıktan sonra öğrenilebilirdi.
Aurasını uyandıramayan Zeke, alt dantianını açamıyor ve gerçek Ejderha Avcısı Tekniğini öğrenemiyordu.

Şifacı yeteneğine sahip olmasına rağmen aura kullanamayan Zeke, ustasından eter salonunu açmayı ve manayı kullanmayı öğrenmişti.
’Bunu öğrenirken neredeyse nalları dikiyordum.’

Zeke manayı kontrol ederek bedenini hareket ettirdi.
Vınn!

Sendeleyip dengesini kaybetti.
Genç bedeni, geçmişteki gibi hareket etmeye alışık değildi.

’Pratik yaptıkça düzelir.’
En azından şu anki durum, önceki hayatına kıyasla çok daha avantajlıydı.
Dikkatini tekrar durum penceresine çevirdi.

“-Yetenekler... Bunlar ne?”
Zeke parmağını “Sakin Zihin” üzerine bastı.
Sayfa değişti ve yeni yazılar belirdi.

—Yetenek Açıklaması—
Sakin Zihin: Kullanıcının zihnini her durumda sakin ve sarsılmaz tutar.

Zeke kafasını eğdi.

 “-Demek Şifa dışında böyle bir yeteneğim daha var.”

Mevcut çağda sınıf ve yetenek kavramı kullanılmadığı için hangi yeteneklere sahip olduğunu bilmiyordu.
’Bu saçma duruma rağmen zihnimin bu kadar etkilenmemesi Sakin Zihin yeteneği sayesinde mi?’
Korkunç bir şekilde ölüp reenkarne olmasına rağmen bu kadar sakin olmasını Zeke bile tuhaf buluyordu.
Diğer yeteneklere de bastı.

—Sınıf Yetenekleri—
(Şifa: Yaraları iyileştiren bir şifa ışığı oluşturur.)
(Sakin Zihin: Kullanıcının zihnini her durumda sakin ve sarsılmaz tutar.)
(Sağlık Yenilenmesi: Kaybedilen sağlığı geri kazandırır ve yorgunluğu azaltır.)
(Gelişmiş Duyular: Duyuları kısa süreliğine odaklayarak algılama hızını artırır.)

Sahip olduğu yetenekleri okuduktan sonra Zeke, Gelişmiş Duyuları kullanmayı denedi.
Zaman yavaşlamış gibi duyularının keskinleştiğini hissetti.
Başını salladı.

“-Bu his tanıdık. Belki de savaş sırasında bilinçsizce kullanıyordum.“
Sınıf yeteneklerini kontrol ettikten sonra Zeke, Aktif Yeteneklere bastı.

—Aktif Yetenekler—
(Hassas Saplama (E-seviye): Düşmanın hayati noktalarına daha isabetli saldırılar yapmayı sağlar, öldürücülüğü artırır.
Parçalama (E-seviye): Düşmanın görüşünü bozarken hızlı kesme saldırıları yapmayı sağlar.
Kritik Darbe (D-seviye): Düşmana kritik bir saldırı yapmayı sağlar. Ancak başarısız olursa karşı saldırıya yol açabilir.

Zeke aktif yeteneklere bakarken düşündü.
Bitirici hamleler mi? Gizli teknikler mi? Buna benzer bir şey mi?”
Aktif yetenekleri kontrol ettikten sonra Zeke alttaki Ejderhamsı Yeteneklere bastı.
Ama yetenek açıklaması yerine bir mesaj belirdi.)
[Ejderhamsı Yetenekler kullanılamıyor. Bu yetenekleri görmek için 10 Karma puanı gerekli.]
Karma puanı?”

Daha önce hiç duymadığı bir terimdi.
Antik bilgiler konusunda oldukça bilgili olan ustasından bile bunu hiç duymamıştı.
Tam Karma puanları hakkında daha fazla bilgi almak için basacakken,
Tak tak.
Birisi kapıyı çaldı.
Zeke istemsizce durum penceresini kapatmayı düşündüğü anda, gözlerinin önündeki yazılar kayboldu.
“Gel.”


Zeke’nin izniyle kapı açıldı ve biri içeri girdi.
Beyaz, geriye taranmış saçlı, düzgün kesilmiş bir sakallı ve monokl (Göze takılan tek camlı gözlük) takan, sağlam yapılı yaşlı bir adam.
Zeke irkildi.
’Decker?’
Decker, Draker ana hanesinden gönderilmiş bir hizmetkârdı.
Gözlerinde keskin bir bakışla Zeke’ye konuştu.

“-Hâlâ hazır değilsiniz... Ne düşünüyorsunuz, genç efendi?”

Decker’ın keskin sesi karşısında Zeke’nin bedeni içgüdüsel olarak geri çekildi.
Geçmişte Zeke, Decker’a karşı bilinçsiz bir korku hissederdi.
Ama şimdi farklıydı.
O artık sıradan bir çocuk değildi.

Zeke’ nin gözlerinin önünde bir şey belirdi.
[Sakin Zihin yeteneği kullanıldı.]
Zeke’ nin düşündüğü gibi, beceriler duruma göre otomatik olarak kullanılıyor gibiydi.

Sakinliğini yeniden kazanan Zeke, Decker’ a bakarak dedi ki;
“-Hazır mı? Neden bahsediyorsun?’

Decker monoklünü düzeltti ve dedi ki;
“-Bugünkü değerlendirme sınavını unuttum deme bana.”

Decker’ in sözleriyle Zeke irkildi.
‘Değerlendirme sınavı...?’

Decker Zeke’ ye bakarak dedi ki;
“-Acele edip hazırlanmanız gerekiyor. Değerlendirme sınavına geç kalırsanız puan kaybedersiniz...”
Sonra Zeke başını kaldırıp Decker ’a sordu;
“-Decker, bugün ayın kaçı? Hayır, yıl, ay ve gün olarak hangi tarihteyiz?”

Decker bir süre Zeke’ ye dikkatle baktı, sonra monoklünü tekrar düzelterek kuru bir sesle dedi ki;
“-14 Ekim 1035.”

Zeke tarihi hesapladı.
’1035... Ben 1055’te öldüm, yani tam 20 yıl öncesi. On iki yaşındayım. Ve eğer 14 Ekim ise...’

Düşüncelerini toparlayan Zeke, Decker’ a bakarak dedi ki;
“-Doğru. Yıl sonu değerlendirmesini beşikte her sene bu zamanlarda yaparlardı.”

Decker Zeke’ ye yukarıdan bakarak dedi ki;
“-Daha önce de söylediğim gibi, böyle gerçeklerden kaçmaya devam ederseniz Draker klanında hayatta kalmanız zor olur, genç efendi.”
Sesi duygudan yoksun olsa da içinde samimiyet barındırıyordu.

Sonra Zeke başını kaldırıp Decker’ a dedi ki;
 “-Kaçmak mı? Ben mi?”

Yumruğunu sıktı, kemikleri çıtırdadı.
“-Sonunda geri dönmüşken neden kaçayım ki?”
Zeke’nin gözleri parladı.
“-Ödeşmem gereken çok kişi var.”
[İngilizceye çeviri – Peptobismal ] [Editör - Max]
**** 1. Bölümün sonu****
Merhaba arkadaşlar.
Ben MrBektas.
Webtoonunu çok sevdiğim bu serinin novelini yapay zekâ destekli çevirmeye başladım.
Direk kopyala yapıştır bir çeviri yapmıyorum ve yapmayacağım.
Her cümleyi okuyarak gerekirse değiştiriyorum. 
Kaynak olarak ilk 291 bölümde novelluar sitesini kullanacağım. Ondan sonra webnovel e geçeğim o sırada terim değişikliği olabilir.
Webtoonla günceli 2 3 aya yakalarız.
Buradan webtoon u çevirip bizi bu seri ile tanıştıran arkadaşlara teşekkürler.
Bu yolculukta bana eşlik edecek olanlara da şimdiden teşekkürler.

Bu bölümde emeği geçen; çevirmen ve düzenleyici arkadaşların
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.


Ayar kaydedildi