Bölüm...
Action, Drama, Harem, Novel, Türkçe Novel

Bölüm 134

Yedinci Göksel Felaket (1.)
Yazar: salepsever Grup: : Bağımsız Okuma süresi: 3 dk Kelime: 645


 Luna hıçkıra hıçkıra ağladı. Kai, Luna’nın hıçkırıklarına daha fazla katlanamadı, elini uzattı ve nazikçe sırtını okşadı. “Tamam, iyiyim...“ dedi sadece. Biraz doğrulmaya çalıştı, beklediği acı gelmedi bir günden fazla süredir bilinçsiz olduğuna emindi.


Muhtemelen Alice bizzat tedavi için gelmişti.


Luna Kai’i duymamış gibi ağlamaya devam etti. Korkusu hayal edilemez, Kai Runik Tapınağına getirildiğinde neredeyse yarı ölü durumdaydı. İç organ yaralanmaları, bir elinin neredeyse yok olması ve yüzlerce doku yarası. Bunun haricinde hala 70. Seviyeye çıkmıştı.


Bu mutlu olunması gereken bir şey mi?


Pek çoğu için öyle ama Kai’nin her on seviyede bir akıl almaz bir göksel felaketle savaşması gerekiyordu. Bu ağır yaralarla nasıl savaşa bilirdi ?


Luna Kai’nin yaralı ve bilinçsiz kaldığı her an ölüme adım adım yaklaştığını gördü. 


Kai durumu zaten tahmin etmişti. Luna’nın karakteriyle benzer bir durumda şüphesiz onu tekmeler ve bir çöpü bile yenemediğini söyleyerek azarlardı.


On dakika sonra Luna sakinleştikten sonra altın renkli sulu kızarmış gözleri Kai’e baktı.


Sonra uzandı adeta gidecekmiş gibi Kai’i öptü. Kai Luna’nın dudaklarına karışan tuzlu göz yaşının tadını aldı. Umursamadı sadece nazikçe karşılık verdi.


Luna bir süre sonra Kai’nin göğsüne düştü. Kai onun platin renkli saçlarını okşadı.


İkisi konuşmadı, Luna, Kai’nin kokusunu içine çekti. Kai onu nazikçe teselli etti.


“Ben... Diğerlerine haber vereceğim.“ Luna bir süre sonra kendisine geldi. Kalkmak istedi ama Kai tarafından tutuldu ve kucağına tekrar çekildi. Luna nadiren sessiz kalırdı ama şimdi Kai tarafından sıkıca kucaklandı.


Bırakmak istemedi. “Üzülme, senin ve bebeklerin sağlığı için iyi değil.“ dedi Kai. Luna sadece “Hmm...“ diye karşılık verdi. Nadiren görünen itaatkar anlardan birisiydi.


Kai sadece iç çektikten sonra eğilip Luna’nın saçlarını öptü. Luna kalbinde sıcak hissetti, Kai olmadan nasıl yaşayacağını bilmiyordu. Onunla 6 yaşında tanıştı, üstünden on yıldan fazla süre geçti. Gece ve gündüz birliktelerdi, nadiren ayrıldılar ve her kavuşma destansı bir aşkın kavuşmasına benzerdi. Kalbinde ki aşk kelimelerle tarif edilemez, onun için her şeyi yapar, canının yandığını görmeye katlanamadı.


Aynı Kai’nin Luna’nın uyanışından sonra ki halini görünce yaşama isteğini kaybetmesi gibi Luna da hayatta ki her şeyin anlamını yitirdiğini hissetti.


Kai bir süre sonra Luna’yı bıraktı. Luna kalktı ve odadan çıktı. Kia yataktan kalktı, vücuduna baktı. Temiz kıyafetler giymişti, yaraları tamamen iyileşti.


Alice’nin en azından 8. sınıf bir hap kullandığına şüphe yoktu. Yine de süngerle temizlenmiş olmayı yıkanmaktan saymadı, kıyafetlerini çıkartıp banyoya girdi.


Odaya gelenlerin onu çıplak görme ihtimalini umursamadı.


Kim onu çıplak görürse rahatsız olurdu ? Padme mi? Nana? Luna yada Ekaterina ? Alice gelince ikisinin zimmi bir anlayışı vardı.


Alice sadece kendisinden güçlü bir adamı kabul eder, Kai’e bunu açıkça söylemişti ve bir gün onu aşarsa Alice Kai’i zevkle kabul edecekti. Kısaca Alice’nin de onu çıplak görmesi sorun değildi elbette Diana’nın da.


Kai banyoda kapının açıldığını duydu, umursamadan yıkanmaya devam etti fakat belli ki birisi aynı fikirde değildi.


Banyonun kapısı açıldı ve Kai daha bakmadan Padme’nin geldiğini biliyordu.




Bu bölümde emeği geçen; çevirmen ve düzenleyici arkadaşların
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.


Ayar kaydedildi