Yukarı Çık




87   Önceki Bölüm  Sonraki Bölüm   89 

           
— Eiji’nin Bakış Açısı —

Fotoğraflar çekilirken, uzakta bir kargaşa fark ettim. Bir kavga mı oldu acaba diye düşündüm.

Kalabalık yüzünden pek iyi göremiyordum.

“Kondo-senpai… polis tarafından…”

Birinin çığlığına benzer sesi duyuluyordu. Kondo’nun adı geçti. Açıkçası, artık onunla hiçbir şekilde ilgilenmek istemiyordum. Bunu sezmiş olacak ki Ichijo-san,
“İçeri girelim. Hava biraz soğudu. Aileyi daha fazla bekletmek iyi olmaz,” dedi
ve ben de okula girerken rahatladım. Çünkü yere yığılan adamın ailesi şu anda müdürün odasında bekliyordu.

Görünüşe göre o yaşlı beyefendi, önemli bir eski İl Meclisi üyesiydi ve bugün gelen oğlu da onun görevini devralmış, şu anda İl Meclisi üyesi olarak görev yapıyordu.

“Değerli aile ferdimin hayatını kurtaran hayırseverler sizlersiniz. Lütfen beni umursamayın, önce fotoğraflarınızı çekin. Hatta şimdi yaparsanız akşam haberlerine bile çıkabilirsiniz. Sonrasında sizi düzgün bir şekilde teşekkür etmek isterim.”

Bunu söyledikten sonra, resepsiyon odasında bekledi.

Muhtemelen meslekleri gereği, muhabirler şu anda yaşanan kargaşayla daha çok ilgileniyorlardı. Fotoğraf çekimi biter bitmez,
“Bir şeye bakmaya gideceğim,” deyip kameraları ellerinde kargaşaya doğru koştular.



— Resepsiyon Odası —

Fotoğraf çekimleri bittikten sonra, yaşlı beyefendinin oğlu çay içerek bizi bekliyordu. Odaya girer girmez ayağa kalktı ve bize baktı.

“Öncelikle, babama gerçekten yardım ettiğiniz için çok teşekkür ederim. Ben şu anda İl Meclisi üyesi olarak görev yapan Yamada Masayuki. Aono-kun, Ichijo-san, sizler ailemizin hayırseverlerisiniz. Minnettarlığımı defalarca dile getirmek istiyorum. Gerçekten çok teşekkür ederim.”

Bizden iki kat yaşlı olan bu beyefendi, hiç tereddüt etmeden başını eğdi. Hatta asıl ezilen biz olduk.

“Hayır, biz sadece içgüdüsel olarak hareket ettik. Ayrıca, bunu yapabilmemiz büyük ölçüde hemşire sayesinde oldu, bizden bile fazla.”

Bunu söyledim ve elimle hafifçe salladım. Ichijo-san da devam ederek ondan başını kaldırmasını istedi.

“Hemşire de aynısını söyledi. Eğer siz harekete geçmeseydiniz, o kargaşayı kendisi fark edemeyebilirdi. Babamın kronik bir kalp rahatsızlığı var. Doktor bunun gerçekten çok kritik bir durum olduğunu söyledi. İyi ki fark edilmiş. Artık size düzgün bir şekilde teşekkür edebilirim.”

Tekrar tekrar eğildi. İl Meclisi üyesi olmasına rağmen, oldukça mütevazı biri olduğunu düşündüm.

“Ama yaşlı beyefendinin güvende olmasına sevindik. Biz de endişelenmiştik.”

Bu sözleri duyunca, Yamada-san sonunda başını kaldırdı.

“Gerçekten çok yüce gönüllüsünüz, ya da öyle bir şey. Sizin lise öğrencisi olduğunuzu hiç düşünmezdim. Ah, babam da size doğrudan teşekkür etmek istiyor. Lütfen uygun bir günde evimize ya da hastane odasına gelin. Ne zaman isterseniz ulaşım ayarlayabiliriz. Ziyaret saatleri de yakında serbest olacak.”

Bunu söyleyerek kartvizitini uzattı. Üzerinde iletişim bilgileri, hastanenin adı ve oda numarası vardı.

“Çok teşekkür ederiz. Memnuniyet duyarız.”

Ichijo-san, bu tür durumlara alışkın olduğu belli olan bir tebessümle gülümsedi.

Bu sırada ben, yetişkinlerin dünyası karşısında afallamış bir hâlde, kelimelerimi toparlayamıyordum.

“Anlıyorum. Ve eğer bir gün başınız derde girerse, lütfen her zaman bize söyleyin. Ailem, zor zamanlarında kendilerine iyilik yapanları yüzüstü bırakacak kadar nankör değildir. Ne olursa olsun, her zaman yardım ederiz.”

Yamada-san bunu güçlü ama sıcak bir şekilde dile getirdi.

Bunun ardından bir süre hoş bir sohbet devam etti.



— Kondo Grubu Merkez Ofisi (Kondo’nun Babasının Bakış Açısı) —

Ofisimde bazı işleri toparlamak üzereyken, sekreterim içeri koşarak girdi.

“Ne oldu?”

Sorduğum anda, yüzü bembeyaz kesilmiş hâlde gerçeği adeta suratıma çarptı.

“Az önce… polisten bir rapor geldi… Genç Efendi Seiji, darp şüphesiyle gözaltına alınmış…”

Bu raporu duyar duymaz, elimde tuttuğum kalemi farkında olmadan yere düşürdüm.

Ne olduğunu anlayamıyordum. Okulun sert bir tutum aldığını anlıyordum ama polisin bu kadar hızlı harekete geçmesini açıklayamıyordum. Ne olmuştu?

“Derhal avukat Sawabe-san’la iletişime geçin.”

Sözümü bitiremeden sekreterim telefonu uzattı.
“Zaten hattalar,” dedi…

“Sawabe-sensei, sekreterimden duymuş olmalısınız ama ne yapmalıyım…? Oğlumun tutuklandığı duyulursa, tamamen biterim.”

Telefondan avukatın da telaşlı sesi geliyordu.

“Bu oldukça ciddi bir durum. Büyük ihtimalle darpla ilgili bir suç duyurusu yapılmış. Hemen oraya gidip polisle ve Genç Efendi Seiji ile konuşacağım. Ancak iş bu noktaya kadar geldiyse, mağdurla anlaşmaya varıp şikâyetin geri çekilmesini sağlamak dışında seçeneğimiz yok.”

“Yani durum bu mu… Sawabe-sensei, lütfen o aptal oğlumla derhal bir görüşme ayarlayın. Ne kadar para gerekirse ödeyeceğim. Ne pahasına olursa olsun, en azından bu şikâyeti geri çektirmeliyiz…”

Göğsümde kalan ufacık bir umut kırıntısıyla, kalbimin gümbürtüsü durdurulamaz hâle gelmişti.

Bu bölümde emeği geçen; çevirmen ve düzenleyici arkadaşların
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.

87   Önceki Bölüm  Sonraki Bölüm   89