Yukarı Çık




4857   Önceki Bölüm 

           
Bölüm 4858: Zaman Ötesinden Bir Plan! IV


Çalışırken, bir yandan da neler olup, bittiğini düşünüyordu.


Geçmişinde, kendi zaman çizgisinde Arınmalar’ını bitirdiğinde, Glossikos onun için belirlenen eşya adına imzasını BU Yol Eserler Müze’sine götürmüştü. Ancak eşyayı asla geri alamamıştı; Çünkü birkaç Ân sonra, aslında BU İlkel Paradoks’un müritleri olan BU Dokumacılar’ı çökertmişti.


Ancak o yüzleşmeden sonradır ki, geri dönebilmişti.


Ve şu anda, tam da bu Saniye’de, Müze’nin içinde Yol’undaki eşyayı aramak üzere olan bir başka Beden’i daha vardı.


Ama oradaki şey, Yol ya da Alın Yazı’sı tarafından oraya konulmuş bir şey olmayacaktı.


Buna yol açan şey, şu anda yaptığı şeyi yapmayı seçmesiydi.


Eonlar’ca önce oraya bizzat kendisinin koyduğu şey dışında, İddia Edebileceğ’i hiçbir hazine ya da Kadim Eser olmayacaktı.


Yol’undaki eşya ona aitti çünkü onu oraya koymayı o seçmişti.


Alın Yazı’sı gerçekleşmişti, çünkü o Alın Yazısı’nı o Yaratmıştı.


“...“


Varoluş’un ne muazzam bir Dokuması’ydı bu!


Bulmaya Yazgılı olduğu hazinenin bizzat kendi sakladığı Hazine olduğu; O’na rehberlik eden Kader’in bizzat kendi kurduğu Kader olduğu; Erişimine izin veren layıklığın bizzat kendi eylemleriyle tanımladığı layıklık olduğu kapalı bir Zamansal Döngü olduğu. 


O, tüm bunları düşünürken, BU İlkel Paradoks’un figürü içinde bulundukları köpüren havuza daha da gömüldü. Obsidyen Formu artık neredeyse tamamen suya batmıştı, sadece başı ve tacı Lethe sularının üzerinde kalmıştı.


Memnuniyet dolu bir iç çekti.


“Varoluş her zaman görkemli ve harikalarla doludur.“


Sesi artık yumuşak ve düşünceliydi.


“Yakında etkili bir şekilde Çökertileceğim. Bu kesin. Erwin’in metodolojisi çok titiz, çok iyi tasarlanmış. Ne yaptığını bilmeme rağmen bunu tamamen engelleyemem.“


Duraksadı, suların Varoluş’u üzerindeki etkisine izin verdi.


“Ama Çökertilmeden önce, savaşmaya ve Erwin’in kullandığı silahı incelemeye devam edeceğim.“


Obsidyen gözleri Noahınkiler’i buldu.


“Buraya o silahla ilgili cevaplar aramaya geldin. Sonunda... ne demiştin ona? BU Varoluş’a dönüşecek olan şeyle ilgili.“


Gülümsedi ve bu gülümsemede hüzünlü bir şeyler vardı.


“Ama sana sadece cevabın bizzat ben olduğumu söyleyebilirim. Çöktüğ’ümde daha fazlasını bileceğim. Onun metodolojisi tarafından Tüketilme eyleminin kendisi, bana başka hiçbir yolla öğrenilemeyecek şeyleri öğretecek.“


Gülümsemesi derinleşti.


“Şu an bildiklerimi ise, benden kalan o küçük parçayı geri aldığında seninle paylaşacağım.“


...!


BU İlkel Paradoks, kendi ölümünden ders çıkarmayı ve Çöküş’ünü bir araştırma fırsatı olarak kullanmayı planlıyordu.


Kendisini içeriden öldüren silahı incelemek ve ardından bu Bilgi’yi Eonlar’ca sonra Noah’ın geri alacağı o parçaya Kodlamak.


Bu, Noah’ın hayal edebileceği En Paradoksal yenilgi tepkisiydi.


Ve Paradoks Hak’kını elinde tutan bir Varoluş için mükemmel bir uyumdu! 


Noah ellerindeki nesneyi Derinliğ’i ile sarmaya devam etti.


Çok geçmeden, Antinomia Prizmatiğ’i, İlk Dil’in dalgalarıyla çevrili Mavi-Altın bir hazine sandığının içine hapsoldu. On İki Yüz’ün  dehşet verici aurası, Dilsel Otorite Katmanlar’ı altına alındı!


Sandık, az önce yaratılmış olmasına rağmen kadim görünüyordu.


Sanki her zaman var olmuş gibi duruyordu!


Noah, Antinomia Prizmatiğ’i içeren hazine sandığını bir kenara bıraktı ve Lethe Havuzu’nun tadını ikinci kez çıkardı.


Sular, tanıdık bir Ağırlık’la Temeller’ine işledi.


O ve BU İlkel Paradoks, etraflarında buharlar kıvrılırken, Döngüsel Arınma Termal’inde uzandılar.


Sessizlikte Noah, BU İlkel Paradoks’un daha önce söylediği sözlerden merak ettiği şeyi sordu.


“Varoluş Ölçekler’inin zorluklarla tasarlandığından çokça bahsettin.“


Sesi düşünceliydi ve anlayış arıyordu.


“Birinin İkinci Seviye Varoluş Ölçeğ’ine ulaşmak istiyorsa, nasıl bir Musibet’e ve Temel’e sahip olması gerektiğinden.“


Çalkantılı suların içinde hafifçe dönerek, uzanan Mutlağ’a baktı.


“Tüm bunlar hakkında daha fazla ne biliyorsun? Vakochev Varoluş Ölçekler’i hakkında?“


BU İlkel Paradoks soru karşısında gözlerini bile açmadı.


Sakince yanıtladı.


“Eğer tam anlamıyla BU İkinci Seviye Varoluş Ölçeğ’inin kapısının önünde duruyor olsaydın...“


Duraksadı, kelimelerin yerleşmesine izin verdi.


“Eğer izlediğin Yol, inşa ettiğin Medeniyet, Büyüklük, Zorluk.... Dalgalarından geçerek, pişmemişse. Eğer Temel’in yetersiz ve gerçek bir Musibet görmeden, gelişigüzel geçtiğin bir şeyse...“


Sesi daha da ağırlaştı.


“Tam önünde görünen o Kapı, Geçilemez olacaktır.“


GÜM!


Kelimeler, Noah’ın Temeller’ini titreten bir ağırlıkla indi.


“Bunu biliyorum çünkü yaklaştığında bunu hissedersin. Bunu anlarsın.“


Yaklaştığında.


Bunu duymak dehşet verici ve görkemliydi.


BU İlkel Paradoks neyin gerekli olduğunu sezmiş ve zorluğun neden sadece tavsiye edilmediğini, aksine Temel’den gerekli olduğunu anlamıştı!


BU İlkel Paradoks, Lethe suları enfekte olmuş Varoluş’una karşı işlerken, gözleri hâlâ kapalı bir şekilde devam etti.


“Vakochev Varoluş Ölçekler’ine gelince... aslında onlar-“


....  

.... 


“Hazır.“


HUUUM!


Glossikos’un sesi, BU İlkel Paradoks’un sözlerini böldü.


Dryad Müzesinden dönmüştü; Ahşap formu, sözünü kesmek zorunda kaldığı için canı gönülden pişman olan ama başka seçeneği kalmayan birinin gergin Enerjisi’yle havuzun kenarında belirdi. Hazırlıklar tamamdı!


BU İlkel Paradoks gözlerini açtı ve ona doğru göz kırptı.


Noah da konuşmayı böldüğü için ona sertçe döndü.


Bu gelecekteki Mutlak Varoluş, ahşap yüz hatları solarak, iki yırtıcı tarafından izleniyormuş gibi hissetti. Derinlikler’i karşılaştığı her şeyi Fersah Fersah Aşan iki Varoluş’un Ağırlığ’ı, sadece dikkatlerini yöneltmeleriyle bile Varoluş’una baskı yapıyordu.


Yerin dibine girip, kaybolmak ister gibi bir hâli vardı!


Ancak BU İlkel Paradoks sadece Noah’a doğru başını salladı.


“Git ve yapman gerekeni yap.“


Sesi sakindi, sözünün kesilmesine dair hiçbir sinir belirtisi göstermiyordu.


“Burası benim durduğum yer.“


...!


Sözleri orada bitti.


Ancak Noah, BU İlkel Paradoks’un o derin sesini zihninde duydu.


Sadece onun algılaması için gönderilen kelimeler!


“Yapman gerekeni yap. Bu anda, Benim Her Şeyim’e sahipsin.“


GÜM!


Benim Her Şey’im.


BU İlkel Paradoks, Noah’a Enfekte Olmamış Benliğ’inin tamamını vermişti!


Kapalı Zamansal Döngü, ona ait olanı başka kimsenin alamayacağını garanti ediyordu. BU Varoluş Eonlar boyunca arayabilirdi. BU Yaşayan Paradoks keşfettiği her ihtimali Tüketebilirdi. Hiç fark etmezdi!


Zihninde yankılanan bu ağır sözlerle Noah, Lethe Havuzu’ndan yükseldi.


Dönüşmüş formundan sular süzüldü, havuza adım atarken, kanatları açıldı. Başının üzerindeki yanan Kitaplar’ın tacı yenilenmiş bir şiddetle parladı.


Ve Mavi-Altın bir hazine sandığı yanından yükseldi.


Sadık bir yoldaş gibi onu takip ederek, Glossikos’un beklediği yöne döndüğünde, yanında süzülmeye başladı!

Bu bölümde emeği geçen; çevirmen ve düzenleyici arkadaşların
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.

4857   Önceki Bölüm