Bölüm...
Adventure,Fantasy,Horror,Isekai

Bölüm 425

80.Kısım – En Güçlü Müttefikimiz (3)
Yazar: Sansanson Grup: : Novel Gecesi Okuma süresi: 13 dk Kelime: 3.312

Çeviri: Sansanson
80.Kısım – En Güçlü Müttefikimiz (3)
 
Arkamda duran birkaç Takımyıldızının, sözlerim üzerine kendi aralarında fısıldaşmasına neden oldum.
 
Acaba diğerleri yeni Niteleyicimi şimdiden duymuş muydu diye merak ettim ama neyse ki durum öyle görünmüyordu.
 
[Büro’nun isimlendirme bölümünün bu ünvanın arkasında olduğuna eminim? Bugünlerde hâlâ bunu yapıyorlar mı?]
 
[‘Abisal Kara Alev Ejderhası’nı aşabilecek başka bir Niteleyici olmayacağını düşünmüştüm ama...]
 
[Tsk, şimdiki gençler neden böyle Niteleyicileri tercih ediyor ki zaten?]
 
...Pekâlâ, neyden şikayet ettiklerini anlayabiliyorum.
 
Virudhaka basit giriş prosedürünü tamamladı ve ardından omzuma dik dik baktı.
 
[O mantı da ne?]
 
[Öğle yemeğim.]
 
[...Ne kadar tuhaf. Dün pamuk şekerle bir aptal çıkageldi, şimdi de siz varsınız.]
 
Pamuk şeker mi?
 
[Sıradaki.]
 
Beni rahatlatacak şekilde, Virudhaka çok fazla sorun çıkarmadan geçmeme izin verdi.
 
[Senaryonun konumunu yönlendiren kanala giriş yaptın.]
 
Geçidi geçer geçmez, etrafta dönen gökkuşağı renkli bir aura ve ardından gelen rehber mesajı ile eşlik eden bir video beni karşıladı.
 
[Nebula <İmparator>’un dünyasına hoş geldiniz!]
 
…Evet, giriş videosu bile bambaşka bir boyutta.
 
Gözlerimi kırptığımda kendimi beyaz bir bulutun üzerinde dururken buldum.
 
Tek yolcusu bendim ve oldukça makul bir hızla uçuyordu. Etrafıma baktığımda yanımda uçan yakışıklı, altın renkli bir maymun gördüm.
 
“Hadi gidelim, dostum.”
 
Maymun bana oyuncu bir şekilde göz kırptı ve Ruyi Bang’ini etrafta sallarken havada bir takla attı. Gökyüzündeki görüntü değişti ve şimdi bize doğru hücum eden sayısız Yogoe¹ yaratığını gösterdi.
 
Bunun tamamen sahte olduğunu biliyordum ama yine de kendimi kaptırmaktan alıkoyamadım.
 
[Dünyanın en güzel destanı.]
 
Çünkü bu, Nebula <İmparator>’un sahip olduğu en ünlü Dev Hikâyeydi.
 
Sahne şimdi Cennetin Dengi, Büyük Bilge Sun Wukong’un tüm o Yogoe yaratıklarına karşı savaşmasını gösteriyordu. Ve hemen arkasında, onun ayak izlerini takip eden binlerce kişilik devasa bir ordu vardı.
 
[Sizi bu büyük macerayı deneyimlemeye davet ediyoruz.]
 
Görüntü sona erdi ve farkına bile varmadan kendimi bir meydanda dururken buldum.
 
Omzumdaki mantı konuştu.
 
– Ne gösterişli bir pazarlamaydı öyle.
 
“Gevezeliği kes. Sen bir mantısın, unuttun mu?”
 
Az önce biraz heyecanlandığım için hissettiğim mahcubiyet yüzünden sebepsiz yere söylendim. Ardından çevredekileri yavaşça inceledim ve <Göksel Saray>’ın panoramik manzarasını gözlemledim.
 
Meydan zarif antik saraylarla doluydu. Medeniyetin kalıntısı altın parıltı içinde ışıldıyordu. Yıldızlar arasında yıldızlar burada toplanmıştı ve o yıldızların elde ettiği Hikâyelerle yaratılan dünya şimdi gözlerimin önüne serilmişti.
 
Daha önce diğer Nebulaların üslerinde bulunmuştum fakat bu kadar çok insanın olduğu bir dünya görüşüne ilk kez geliyordum.
 
Şimdilik çevremi biraz daha araştırmaya karar verdim.
 
Tam o sırada meydanda kurulu olan elektronik tabelalardan birinde bir hologramın belirdiğini gördüm.
 
– Nebula <Kim Dokja’nın Şirketi>’nin üyelerinin nerede olduğu bilinmiyor!
 
– Yeni bir Dev Hikâye senaryosuna katıldıkları anlaşılıyor...
 
[Dördüncü Duvar güçlü bir şekilde etkinleşiyor!]
 
– <Kim Dokja’nın Şirketi>’nin bir sonraki durağı neresi?
 
Yoo Joonghyuk ve yoldaşlarımın göz kamaştırıcı bir ışık yayan Geçide giriş sahnelerini oynatıyordu. Yürümeyi bir anlığına bıraktım ve o ışığın içinde kaybolmalarını izledim.
 
[Dördüncü Duvar eskisinden de güçlü bir şekilde etkinleşiyor!]
 
...Yepyeni bir ‘Dev Hikâye’, öyle mi?
 
Orada ne olduğunu az çok tahmin edebiliyordum.
 
Yoldaşlarım yeni bir Dev Hikâye elde etmenin bir yolunu arayarak orada burada geziniyor olmalıydılar. Şey, ben <Kim Dokja’nın Şirketi>’nden ayrıldıktan sonra, Hikâye payları onları ‘Son Senaryo’ya sokmaya yetecek kadar yeterli olamazdı.
 
Kafamı çevirdiğimde [999]’un doğrudan bana baktığını gördüm.
 
– Sana akıllıca olmayan kararlar vermemeni tavsiye ederim.
 
“...Zaten biliyorum. Endişelenme.”
 
Elbette, hemen yoldaşlarımın yanına dönmeyi deli gibi istiyordum ama şu anki durumum onlardan biriyle bile iletişime geçmeme izin vermiyordu.
 
– Bu senin için değil, yoldaşlarının iyiliği için.
 
“Biliyorum.”
 
Anlaşmayı bir anlığına unutsam bile, yürümek üzere olduğum yol canlı çıkma garantisi olmayan tehlikeli dikenlerle doluydu. Eğer dikkatsizce onlarla iletişime geçersem, yoldaşlarımın her biri hayati bir tehlikeye düşebilirdi.
 
[Dev Hikâye senaryo konumuna seyahat edecek misin?]
 
Başımı salladım.
 
[Senaryo ilerleme konumuna otomatik rehberlik şimdi başlayacaktır.]
 
Her şeyden önce rahatlığı gözeten bir Nebuladan beklendiği gibi – bacaklarım tamamen kendi kendilerine koşmaya başladı.
 
Etrafımda benimle aynı vücut duruşuna sahip, otomatik koşma olayına başlayan birkaç Enkarnasyon fark ettim. Hepimiz oldukça utandık ve birbirimizle göz göze gelmekten kaçındık.
 
[Otomatik rehberlik şimdi sona erecektir.]
 
Geldiğim yer, meydanın batısına kurulmuş devasa bir holografik panelin önüydü.
 
Burada şimdiden birçok Takımyıldızı ve Enkarnasyon mevcuttu. Kalabalık denizinin hemen yanında yükselen altın renkli bronz heykelleri görebiliyordum.
 
Tam merkezdeki yeri alan, oldukça iyi tanıdığım bir Takımyıldızıydı. Altın saçlarla dolu bir kafaya sahip olan ve devasa bir Ruyi Jingu Bang savuran ‘Altın Başlığın Esiri’.
 
Bunlar, Cennetin Dengi, Büyük Bilge Sun Wukong da dahil olmak üzere Batıya Yolculuğun başkahramanlarının heykelleriydi.
 
Şaşırtıcı olmayan bir şekilde, <İmparator> kendi dünya görüşlerindeki hangi hikâyenin hepsinden daha ünlü olduğunun fazlasıyla farkında gibi görünüyordu.
 
[Yeni ana senaryo mevcut!]
 
Ve yaklaşan senaryo o ‘ünlü hikâye’ ile ilgiliydi.
 
Senaryo penceresine eriştim.
 
+
 
<Ana senaryo #94 – Batıya Yolculuk Yeniden Uyarlama>
 
Kategori: Ana
 
Zorluk: ???
 
Temizleme koşulu: Bir ‘Hikâye odası’ oluşturmak ve Batıya Yolculuğu yeniden uyarlamak için diğer Takımyıldızları ve/veya Enkarnasyonlarla birlikte çalış. Yeniden uyarlanan Yolculuk, jüriler ve izleyiciler tarafından gerçek zamanlı olarak değerlendirilecektir. ‘Popülerlik’, ‘Orijinale Sadakat Derecesi’ ve ‘Özgünlük’ gibi kriterleri içerebilecek değerlendirme ölçütleri aracılığıyla, sonunda genel puanlar atanacaktır. En yüksek oyu almayı başaran Hikâye, senaryonun kazananı ilan edilecektir.
 
Süre Sınırı:
 
Ödül: ‘Batıya Yolculuk’ ile ilgili Dev Hikâye, Nebula <İmparator>’dan iyi niyet, 3.000,000 Jeton, ???
 
Başarısızlık:
 
 * Yeniden oluşturulan Hikâyelerin telif hakkı Nebula <İmparator> ile katılımcılar arasında paylaşılacaktır.
 
 * Jürilerin oylarına bağlı olarak, ‘efsanevi’ veya ‘tarihsel’ sınıf bir hikâye elde edebilirsin.
 
 * Bir katılımcı sadece tek bir rol üstlenebilir. (Figüranlar hariç)
 
 * Sıralamalara göre ek Jetonlar ödüllendirilecektir.
 
+
 
Gerçekten de, <İmparator>’un ölçeği bambaşka bir diyardı.
 
Onların Dev Hikâyesini dramatize etmeniz gereken bir senaryo kurmak...
 
Eğer bu açıklama doğruysa, senaryoyu temizlemekte başarısız olsanız bile, sadece ona katılmak bile efsanevi veya tarihsel sınıf bir Hikâye elde etmenizi sağlardı.
 
Garip bir şekilde, mantıya dönüşmüş kkoma Yoo Joonghyuk bir şeyi anlayamamış gibi kafası karışmış bir sesle konuştu.
 
– Batıya Yolculuğu yeniden uyarlamak mı??
 
“...Ah. Kendi turun sırasında buraya gelmedin, değil mi? Ama senden önceki turlar daha önce buraya gelmiş olmalı.”
 
– Geçmiş regresyonlarımın tüm anılarını saklıyor değilim.
 
“Şey, açıklamanın dediği gibi. Özetlemem gerekirse, katılımcıların Batıya Yolculuk’tan bir rol seçmesi ve hikâyenin kendisini oynaması gerekiyor.”
 
– Bu durumda, herkes en büyük öneme sahip rolü seçmeye çalışmaz mıydı?
 
“Haklısın. Bu yüzden ‘Hikâye odaları’ denen o şeye sahibiz.”
 
– Hikâye odaları mı?
 
Sözlü bir cevap vermek yerine, Takımyıldızlarının orada burada açtığı ilan panolarını işaret ettim.
 
[Bizimle bir Hikâye odası açmak isteyen birini arıyoruz!]
 
[Sun Wukong, Tang Sanzang, Sha Wujing veya Zhu Bajie hariç tüm roller hâlâ müsait! Hatta bir senaryo yazarımız bile hazır! Birlikte gerçekten keyifli bir Hikâye yaratalım!]
 
Hikâye odası. Her katılımcı senaryoya girmesine izin verilmeden önce bir tane oluşturmaya zorlanıyordu.
 
– Anlıyorum. Bu şekilde bir takım oluşturup birbirinize karşı yarışmanız gerekiyor.
 
“Doğru. Ancak bu şekilde Hikâyenin çeşitliliğini sağlayabilirsiniz.”
 
– Çeşitlilik mi?
 
“Günün sonunda, bu etkinliğin asıl amacı ‘Batıya Yolculuğun’ etkisini artırmaktır. ‘Yolculuğun’ dolaşımdaki çeşitli ve eğlenceli versiyonlarının sayısını artırarak, orijinalinin gücü daha da büyüyecek ve bu da karşılığında <İmparator>’un konumunun reklamını yapmaya hizmet edecektir.”
 
– Göründüğünden şaşırtıcı derecede daha akıllısın. Bir aptal olduğunu düşünmüştüm.
 
Mahcup bir şekilde sırıttım.
 
Dürüst olmak gerekirse, az önce sarf ettiğim şey 1287. turdaki Yoo Joonghyuk’un söylediklerini alıntılamaktan başka bir şey değildi.
 
Tam o sırada kadim görünümlü Takımyıldızlarından gelen şikayetleri duymaya başladık.
 
[Son zamanlarda <İmparator>’un ne düşündüğünü bir türlü çözemiyorum. Demek ‘Yangtze Nehri’nin arkasından gelen suların öndekileri yıkayıp götürmesi²’ dedikleri şey bu ha...]
 
[Değişen zamanlara ayak uydurmaya çalışıyor olsalar bile... Bu, orijinal esere hakaret etmekle eş değer değil mi?]
 
Kadim Takımyıldızlarının böyle düşünmesi bir dereceye kadar mantıklıydı. Ancak zamanın sürekli değişen zevkine karşı kim ne yapabilirdi ki?
 
Dürüst olmak gerekirse, Takımyıldızlarının çoğu zaten çoktan değişmiş olan zamanlara ayak uydurmuştu bile.
 
[Şu anda, 5412 ‘oda’ Batıya Yolculuğu yeniden uyarlıyor.]
 
...Şimdiden 5412 tane mi var??
 
İnanılmaz sayıda Takımyıldızı ve Enkarnasyonun bu özel ‘Dev Hikâyeye akın ettiği gerçeği ancak o zaman kafama dank etti. Ama öte yandan, Son Senaryo açıldıktan sonra birçok Takımyıldızı baskıyı hissediyor olmalıydı. ‘Batıya Yolculuk’ ile ilgili Dev Hikâye, günün sonunda onların altın bileti olabilirdi ne de olsa.
 
“Yani, buradaki sorun senaryoya tek başıma giremeyecek olmam...”
 
Demek ki, diğer Takımyıldızları gibi bir ‘Hikâye odası’ oluşturup senaryoya katılmam gerekiyordu. Çevreme bir göz attım ve odalarını yeni açmış ve kontenjanlarını doldurmak için üye toplayan birkaç tanesini fark ettim.
 
[‘Hong Hai Er’ (Kızıl Çocuk) rolünü oynamak isteyen bir Takımyıldızı aranıyor! Masal sınıfı bir Takımyıldızının Enkarnasyonu da kabul edilir.]
 
[‘Altın Boynuzlu Kral’ aranıyor. Sadece Tarihsel sınıf veya üzeri kabul edilir.]
 
Bunlar, ana karakterlerin oyuncu seçimlerinin çoktan dolduğunu gösteriyordu.
 
Tahmin ettiğim gibi, kötü adamları toplayan odaların sayısı, ana karakterleri arayanlardan çok daha fazlaydı. Hepsi, daha sonra elde ettiklerinde Dev Hikâyenin paylarının dağılımı yüzündendi.
 
Şey, bir kötü adam yerine ana karakteri oynayarak daha büyük bir pay alırdınız, bu yüzden pek de elden bir şey gelmezdi.
 
[‘Sarı Cübbeli İblis’ için oyuncu aranıyor. Jeton dağılımı 7’ye 3’tür. Hikâye payı yoktur. Statünüzü önemsemiyoruz.]
 
Bu arada, sadece içgüdülerim konuşuyor olabilir ama bu...
 
[Birden fazla rol için figüran aranıyor. Statünüzü yargılamıyoruz. Hikâye payı yoktur. Her görünüm garantili 1000 Jetondur.]
 
[Oiii, oradaki hyung-ssi! Bu tarafa gel! Sana iyi bakacağız!]
 
...Her yere baktım ama sanki bu yerin etrafında sadece dolandırıcılar varmış gibi hissettirdi.
 
Umutla bakınıyordum ancak ne yazık ki tanıdık hiçbir Takımyıldızı da göremedim. Ünlü Takımyıldızlarının şimdiye kadar çoktan Hikâye odalarına katılmış olacağı düşünülürse, bu belki de bariz bir sonuçtu...
 
Şimdilik panele yaklaştım ve önce ‘Hikâye odaları’ listesine bakmaya karar verdim.
 
Liste otomatik olarak sıralamalara göre düzenlenmişti. Şaşırtıcı bir şekilde, en üst sıradaki oda benim bile tanıdığım birine aitti.
 
+
 
[Gerçek Batıya Yolculuk]
 
– Mevcut oy sayısı: 8651
 
– Tanıtım: Özgün Batıya Yolculuğun daha önce bilinmeyen sırları açığa çıkacak.
 
– Boş kontenjan kalmamıştır.
 
– [Cider³], [Regresyon], [Sistem]…
 
– Mevcut sıralama: Birinci
 
+
 
Hafifçe hafızam beni yanıltmıyorsa, bu Hikâye odası Nebula <İmparator>’un ‘Fei Hu’suna ait olmalıydı.
 
Birçok regresyon turu arasından, bu Fei Hu’nun Hikâyesi mevcut ‘Dev Hikâye’ senaryosu için her zaman kazanan olarak seçilirdi. Bu durum öyle bir raddeye varırdı ki, yarışma henüz bitmeden “Zafer zaten Fei Hu’ya ait” sözü rutin olarak ortalıkta dolaşırdı...
 
– Acele et ve artık bir karar ver.
 
“Biraz bekle.”
 
Böyle görünüyor olabilirim ama bu yüce ben, tür romanlarının bir okuyucusu olarak on yılı aşkın bir deneyime sahibim.
 
Sadece başlıklara bakarak, ben... Hayır, şey, burada ne tür Hikâyeler elde edebileceğimizi kolayca anlamak için sadece tanıtımları okumam yeterliydi.
 
Listeyi ‘En Yeni’ye göre yeniden düzenledim ve Hikâye odaları arasında gezinmeye başladım.
 
“Şu anda başkahramanı değiştirmek biraz moda.”
 
– Başkahramanı değiştirmek mi? Nasıl?
 
“Örneğin, insanların çoğunluğu Batıya Yolculuğun ana karakterinin Sun Wukong olduğunu düşünür, değil mi? Ama aslında işin aslına indiğinizde... Ohh, gerçekten de çıktı.”
 
+
 
[Batıya Yolculuk’taki son öğrenci olarak reenkarne mi oldum?!]
 
– Mevcut oy sayısı: 3313
 
– Tanıtım: Sun Wukong daha ne kadar kahraman olarak kalacak? Pigsy’nin hünerlerini gösterme zamanı geldi!
 
– Her zaman figüran aranmaktadır.
 
– [Reenkarnasyon], [Ele Geçirme], [İyileşme]...
 
– Mevcut sıralama: Sekizinci
 
+
 
– Çoktan başlamış bile.
 
“Lanet olsun.”
 
Bir kez daha aşağı kaydırdım. Çok geçmeden kulağa mükemmel gelen birkaç oda daha keşfettim.
 
+
 
[Yetiştirmeyi başardığım öğrenciler]
 
– Mevcut oy sayısı: 3310
 
– Tanıtım: İşte en güçlü öğrencileri yetiştirdikten sonra Tang Sanzang geliyor!
 
– [Ele Geçirme], [Yetiştirme], [İyileşme]…
 
– Mevcut sıralama: Dokuzuncu
 
+
 
[Yolculuğun Figüranı][1]
 
– Mevcut oy sayısı: 3221
 
– Tanıtım: Bir şekilde kendimi Batıya Yolculuğun içinde buldum. Ama ben... Tang Sanzang’ın atı olmuş gibi görünüyorum.
 
– [Figüran], [Sistem], [Hayvan]...
 
– Mevcut sıralama: On Birinci
 
+
 
…Siktir, büyük popülerlik potansiyeli olan tüm Hikâye odaları çoktan dolmuş.
 
– Çok fazla oyalandın ve şimdi, görünüşe göre işin bitti bile.
 
Bunu kabul etmek istemiyordum ama bu konuda haklı olabilirdi.
 
Birçok üst sıradaki oda ana karakterlerin oyuncu seçimini bitirmişti ve sadece bununla da kalmayıp, Hikâyeleri çoktan başlamıştı, bu yüzden şu an araya girmem biraz zordu.
 
Sadece bir figüran olmak için başvurup başvurmama konusunda kararsız kalmaktan kendimi alamadım, ancak o zaman bu kadar az öneme sahip bir rol aracılığıyla istediğimi elde edemezdim.
 
[4. Hikâye odası listesi yakında kapanacaktır!]
 
[Kapandıktan sonra, figüranlar hariç ek roller kaydetmek imkânsız hâle gelecektir!]
 
Kelimenin tam anlamıyla olaylar birbirini kovalıyordu. Şimdi, odanın kapanış zamanı da yaklaşıyordu. Burada bir karar vermek zorundaydım.
 
Bu şekilde ne kadar zaman geçti?
 
Aceleyle göz gezdirdiğim tüm ilanlar arasından, oldukça şüpheli bir şeye rastladım.
 
– (Acil aranıyor) Otobüse binecek bir Sun Wukong aranıyor. Diğer tüm roller çoktan seçildi. Sadece gelin ve işe alının.
 
…Hâlâ Sun Wukong mu arıyorlar?
 
Bi’ dakika. Başka herhangi bir rol değil de, ‘Sun Wukong’ mu?
 
[Emekli SSSSS-dereceli Son Wukong oldum!!]
 
Bu kadar çok ‘S’ harfini daha önce bir yerlerde görmemiş miydim?
 
Burada oyuna getirildiğimi bilsem de, yine de bu odanın bilgi sekmesine tıkladım.
 
Ve işte o zaman tanıtımını gördüm.
 
Tanıtım: Batıya Yolculuğun sonunu yalnızca ben biliyorum.
 
+
 
Bölüm Sonu Notları:
 
[1] The Novel’s Extra  ’ya gönderme galiba. Diğer başlıklar da gönderme olabilir ama ne olduklarını bulamadım.
 
*¹ Yogoe: Kore mitolojisi ve halk inanışlarında geçen doğaüstü varlıklar için kullanılan bir terimdir. İnsanlara zarar verebilen ya da onlara yardım edebilen bu varlıklar; ruhlar, canavarlar, şekil değiştiren yaratıklar ve lanetli varlıklar gibi pek çok farklı türü kapsar. Japon kültüründeki yokai kavramına benzer, ancak Kore’ye özgü efsane ve inanışlara dayanır.
 
Buradaki ‘Yangtze Nehri’nin arkasından gelen suların öndekileri yıkayıp götürmesi’ (长江后浪推前浪), ‘Yeni neslin eskisinin yerini alması’ veya ‘Yeninin eskiyi geride bırakması’ anlamına gelen bir Çin atasözüdür.
 
Cider: Günlük konuşmada mecazi olarak kullanıldığında, insanın içini rahatlatan, ferahlatan veya haksızlık karşısında net bir şekilde konuşarak tatmin duygusu veren durumları ifade eden Korece argo bir kelimedir.

Bu bölümde emeği geçen; çevirmen ve düzenleyici arkadaşların
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.


Ayar kaydedildi